Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

18 Ağustos 2013

Wutbürger!

Dünyada çoğunluk ayakta aslında!

Hepsinin sokakta olacağı yok ama en azından ruhları ayakta!

Çünkü öfkeliler!

Gücü eline geçirip, kendisini tanrı addeden herkese öfkeliler…

Güçlü, ne kadar şımarırsa, öfke de artıyor.
Hem de yeni kavramlar üreterek…

Örneğin Wutbürger
Türkçesi; öfkeli vatandaşlar!

2012’de Alman Dil Kurumu bu sözcüğü ‘yılın sözcüğü’ seçmiş…

‘Öfke’nin nedeni Alman Hükümetinin Stuttgard Garı’nı yıkıp, bölgeyi tümüyle yeniden düzenlemek istemesi… Ve tabi bu tür kararların halka danışılmadan alınması…

Bu mücadele, ‘Dayatılan ve gereksiz büyük projeler’e karşı direnişin simgesi oldu. Hatta bu konuda Avrupa Formu oluşturuldu. Son toplantısını Temmuz ayı sonunda yapan Forum’un derdi, tüm ülkelerdeki, tüm ‘gereksiz büyük projeler’

Aslında yeni bir ‘ aydınlanma’ ve Türkiye’yi de çok yakından ilgilendiriyor.

Çünkü son dönemde neredeyse her gün ‘ dev projelerin’ haberleri yer alıyor bu ülkede…

Neoliberalizmin geldiği noktayı çok güzel anlatan ‘mega projeler’ bunlar…

Gelinen noktada, herkesin ‘ihtiyaçtan’ çok, projelerin ‘ne kadar mega’ olup olmadığıyla ilgilenmesi isteniyor.

Formül bu!

Bu sayede, büyük finans şirketleri, uluslar arası proje şirketlerinin kar maksimizasyonu sağlanıyor.
Bu şirketlerin temsilcilerinin en yakın arkadaşları ise siyasetçiler!

Yani bir siyasetçi- tacir kankalığı(!) sözkonusu…
‘Dev’ şirketlere, ‘dev’ sözler verilirken, siyasetçilerin fayda maksimizasyonları ise saymakla bitmiyor!

Örneğin bu sayede, her gelir grubundan herkesin ‘son derece gelişmiş’ ve ‘ büyük’ bir ülkede yaşadığını düşünmesi sağlanabiliyor.

Öyle ki, birçok insan bir süre sonra ‘neye ihtiyacı olduğunu’ bile unutur hale gelebiliyor.

Türkiye gibi gelir dağılımı bozuk, yoksulluğun ve işsizliğin yaygın olduğu ülkelerde ise bu tür bir ‘refah ilüzyonu’ başta siyasetçilerin işine geliyor.

İstanbul için art arda sıralanan ‘mega projeleri’ bir düşünsenize…

Ve yapım aşamasında bile ödenen bedelleri?

Ne tarih önemli ne de doğa…

Önemli olan paylaşım!

Paylaşım derken; küresel güçlerle, yerli güçlerin ‘yakın arkadaşlığından’ söz ediyoruz.

Ne de olsa artık küresel bir dünyada yaşanıyor öyle değil mi?

Ama gelin görün ki, ‘halka rağmen’ sürdürülmek istenen hiçbir iş(!) sonsuza kadar sürmüyor.
Belki Avrupa halkı en hafif deyimiyle ‘itiraz’ ve ‘örgütlenme’ kültürüne sahip olduğu için daha hızlı hareket edebiliyor ama Türkiye’de de ‘bedel ödeme pahasına’ sesini yükseltmeye başlayanların sayısı hiç de az değil!

Gerçek sivil toplum örgütleri, gerçek aydınlar, insan adına, doğa adına, tarih adına, doğru bildiklerini en azından ‘duyurmak’ için ellerinden geleni yaparken, bir yerlerde(!) hissedilen kızgınlığın, zaman zaman korkuya dönüşmesi belki de ilüzyonların ‘eski large rahatlıkla’ sürdürülemeyeceğinin anlaşılmasından…

Çünkü artık ‘ihtiyaç’ gibi sunulanın, aslında ‘dayatıldığı’ gerçeğini görmek için hem yeterince zaman geçmiş hem de mega projelerin halkın gerçek ihtiyacına cevap verip vermediği biraz olsun anlaşılmış durumda…

Gezi olaylarına bir de bu açıdan bakmakta yarar yok mu?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI