Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

27 Ağustos 2013

İspiyon ve Talan Kültürü

Başbakanın atış menzilinde bu kez komşular var. Hani eskilerin “komşu komşunun külüne bile muhtaçtır”, “ev alma komşu al” diye tanımladığı komşular.

Komşuluğu yücelten, kardeşçe bir doku aşılayan bu sözlerden ve kültürden nasibini almadığı içindir ki başvekil hazretleri, komşu komşusunu ispiyonlasın, gammazlasın, jurnallesin, ihbar etsin istiyor ve şöyle diyor: “Tencere tava çalanları çekinmeden yargıya taşıyacaksınız. Komşuyu rahatsız etmek suçtur.

Her şeyi devletten beklemeyin, müracaatınızı yapıp yargıya bildirin. Herkes haddini bilsin!”

Muktedire sormak gerekiyor. Gezi Parkı gösterilerinde ölen 5 kişinin, gözünü kaybeden 11 yurttaşın, halen komada olan, ölüm kalım savaşı veren, yaralanan yüzlerce insanın aileleri ne yapsın? Kimi kime şikâyet etsin? Başbakanın “Yargıya gerekeni söyledik” dediği bir ülkede bağımsız ve tarafsız yargı mı kaldı ki, yargıdan adalet beklesin?

Komşuluk ilişkilerinin tarihe gömüldüğü günümüz apartman ve site yaşamında zaten az ve soğuk olan insani ilişkilere başbakanın getirdiği yeni boyut ilginç de, başbakanın kendisine yeni komşular aramasına ne demeli?

Başbakanın yazlık, kışlık ofis sayısını neredeyse unuttuk. Ankara’yı bilmem ama İstanbul’da saray kalmadı. Beşiktaş, Üsküdar, Çengelköy derken sıra Vahdettin’in sarayına geldi. Çengelköy sırtlarında 4 bin metrekarelik arazi için kamulaştırma kararı çıktı. Sıfır sorumlu hariciye vekili aylık kirası 50 bin lirayı geçen konutta oturur da, bir başka bakan aralarında 5 dakika mesafe bulunan 5 ayrı binada 5 ayrı makam odası kullanır da, muhteşem başbakan geri kalır mı?

Şu mübarek Ramazan ayında, hükümet üyelerinin tasarruf ve tevazusu karşısında insanın dili tutuluyor alimallah. Fakir fukara edebiyatını pek seven bakanların, saray ve malikâneleri daha çok sevmelerini mümin, mütedeyyin, muhafazakâr, maneviyatçı, mukaddesatçı kimlikleriyle mi açıklamak yoksa Osmanlı sevdasına mı yormak gerekiyor, bilemedim.

Bildiğim geceyarısı geçirilen torba yasalarla TMMOB’un yetkilerini tırpanlayan hükümetin rant sevdasıdır.

Gerisi lafı-ı güzaf.

Not: Bu yazı gündem yoğunluğundan ötürü gecikmiş bir yazıdır.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

guven
28 Ağustos 2013 01:36

ofislerinin sayisi degil de, ofislerde oturup vapurdan inen binen gencleri izlemesi... Amaan, adam butun gun memleket meselelerine, dunya liderligine kafa yoracak degil ya. Benimki de fesatlik iste.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI