Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

4 Eylül 2013

Çevreci yerel yönetimler

SERPİL ESLEK

Bir önceki , ‘’Peki şimdi ne olacak’’ başlıklı yazımda Gezi Parkı eylemlerini değerlendirmeye çalışıp, Gezi eylemlerinin, başlangıç noktasının doğa olduğunu vurgulamıştım.Doğaya sahip çıkılması ile sürdürülürülen eylemler ayni sıcaklığını koruyamasa da eylemlerin anahtar kelimesi doğa bu anahtarın açacağı kilit ise insanca yaşam olmaya devam edecektir.

Aslında Türkiye’de Gezi eylemlerinden önceki sürece baktığımızda, toplum olarak doğaya ve çevreye yeterince duyarlı olduğumuzu söylemek pek olası değildir. O zaman diyebiliriz ki, gezi bu konuda da bir milatdır.

Yıllardır ülkeyi yöneten iktidarlar, doğayı yok eden yasal düzenlemeler yapmışlar ve son yıllarda yoğunluğunu arttırarak yapmaya devam etmektedirler.. Eylemler sürerken, üçüncü boğaz köprüsü için yüzlerce ağaç kesilmiş sonra da yerin yanlış olduğu pişkince kamu oyuna sunulmuştur. Mecliste kabul edilen petrol yasası ile orman arazilerinde petrol aranmasına izin verilmiş,çevre kanunları delik deşik edilmiş, kıyılar gaspedilmiş , yurdun dört bir köşesine nükleer santraller kurulmaya devam edilmiştir.
TOKİ uygulamaları ile ÇET raporları ortadan kaldırılmıştır .

Ancak halen bir çok yerel yönetim TOKİ ile işbirliğini sürdürmektedir. Orman vasfını yitİren araziler adı altında betonlaştırılan orman alanlarımıza konut yapma yarışı da var hızıyla sürdürülmektedir.

Görüldüğü gibi, mevcut durum ile çevre duyarlılığı açısından meclisimiz sınıfta kalmıştır. Bu yasalara karşı zaman zaman üst mahkemelere itiraz yapılmışsa da , kuşatılmış yargı ile elde edilen sonuç devede kulak misalidir. Tüm bunlar yetmezmişçesine son çıkarılan adı Afet, kendisi ise tam bir afet olan ‘’Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi’’ hakkındaki yasa, halk tabiri ile, ‘Kentsel dönüşüm’,uygulamada ise ‘konutsal çöküş’ yasasıdır.

Bu yasa ile Merkezi yönetimin ve Toki’nin zaten var olan yetkilerine ilaveten sınırsız haklar getirilmiştir. Sistem tamamen, merkeziyetçi rantsal dönüşüme yol açarken, yerel yönetimlerin yetkileri olabildiğince tırpanlamıştır.
İsterseniz tam yeri gelmişken burada ikinci bir soru daha soralım? Peki bu durumda, yetkileri ellerinden alınan yerel yönetimler, bu yasanın anti demokratik hükümlerine karşı neler yaptılar? Gerek yasayı gerekse yasal gidişatı takip eden biri olarak gözden kaçırmışsam affola ama bu konuda ben dişe dokunur bir şey göremedim.

Alın size bir soru daha. Peki şimdi ne yapacağız? Evet bence bu soruyu sormanın tam zamanı , çünkü artık görüldü ki, halk ve özellikle yarınına sahip çıkmaya kararlı olan gençlik ile yerel yönetimler ancak güçlü bir işbirliği yaparlarsa insanca bir yaşam söz konusu olacaktır. Yanına halkın gücünü alan çevreci yerel yöneticiler haksızlıklara karşı mücadelede daha güçlü olacaklardır.

Çünkü gezi eylemiyle, yaratılan milat,. Yasa koyucuların bundan sonra birden bire çevreci olamayacakları da dikkate alınırsa, yerel bazda desteği gerektirecektir. Çevre korunmasında örgütlü bir güç olan çevre koruma ve doğa dernekleri, vakıf vb örgütlere de destek olan yerel yönetimler, kendileri de hukuksal mücadelede önemli bir güç kazanacaktır..
Bu durumda konu yine özellikle muhalefet partilerine gelip dayanmaktadır.

Çıkarılan yasaların iktidarın merkeziyetçi zihniyetini yansıtması doğası gereğidir. Bu durumda, yaklaşan yerel seçimlerde gerçek anlamda çevreci yerel yöneticilere ihtiyacımız yok mu?

Özellikle bundan sonra ki süreçte, sivil toplum örgütlerine, halkın sesine kulak veren, çıkarılan anti demokratik yasaların çevre aleyhinde uygulanmasını engellemek üzere yeri geldiğinde gövdesini, gençler gibi ağaçlara siper edecek yerel yöneticilere…

O zaman şöyle diyebilir miyiz? Gezi eylemlerinin anahtar kelimesi doğa, anahtarı ise doğa tutkunu yerel yöneticiler, sonuç İNSANCA YAŞAM’ dır.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI