Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

7 Eylül 2013

Aslında yalakalar...

ASLINDA YALAKALAR O KADAR ZARARLI DEĞİL...

KAYDA GEÇSİN

Medyamızda bu günlerde yapılan hakaret ve yalakalıklar bize aynı soruyu sorduruyor ; bunca hakareti ya da yalakalığı yapanlar ne istiyorlar ?
Aslında yağcılık iktidara hakaretler ise kendi aralarında.

Adalet , eşitlik, özgürlükçü , ahlaklı bir toplum isteyenleri , veya öyle görünenleri rövanşistleri, son dakikada demokrasi havarisi kesilenleri, bu kaostan küpünü doldurma gayretindekileri ve daha nicelerini say say bitmez tarih kayda geçiriyor.

Televizyonlarda güce eklemlenmek veya yerini sağlama almak isteyenlerin yalakalık düzeyindeki övgüleri , kötü yazılmış kasideler gibi insanı yormakla kalmıyor inanmak isteyebileceğiniz pek çok iyi işe karşı da içinize şüphe ve olumsuz tavır düşürüyor.

İktidarın daima yalakaları olur, muhalefete yalakalık yapılacak değil, ve yalakalar düşündüğümüz kadar da zararlı değildirler .
Ancak iktidar gücü bu yalakalıkları içlerine çekmedikleri sürece , çünkü sigara gibi toksiktirler , asıl tehlike içselleştirilmeleridir sanırım sorunun vahameti buradadır.
Kale alınmadığı ve yönlendirici olmadıkları sürece yalakalık etsinler , kime ne zararları olur ki ! Ekranlarda her gece varsın nutuk atsınlar.

Atina Agora’larını büyük bilgesi Sokrat asla nutuk atmazmış, nutukların yalakalığın bir formu olduğunu , kendimizi iyi hissettirdiğini ama akıllı seçimler yapabilmek için eğitici olmadığını öğütlermiş . Akıllı adam , ama her akıllı adam gibi sonu iyi olmadı ama biz Sokrat’ı kayıtlardan asla çıkartmıyoruz.

Medya dünyasından , bunca dalkavukluk arasından edebi bir retorik çıktığını söyleyemeyiz , hatta edebi kalemlerin ucunu bile kırdı yağcılık, kimbilir belki de içlerinden gelmediği için , çoğu yağcılık yapacak adamlar değiller .....

Halbuki yalakalığın , yağcılığın edebi bir yanı da vardır, kral ve kraliçelere hitaplarda kullanılan bir diskur yani söylev biçimidir.
Shakespeare Macbeth’de I. James’i , Niccolo Machievelli Medicilerden Lorenzo ‘yu ‘Prens’ eserinde bal gibi yağlar yıkarlar.
Eserler o kadar büyük ki, eser sahiplerinin yalakalıklarını unutturuyorlar.
Bizde ortada eser yok sadece yalakalar olunca sıkıntı oluyor.
Bazıları da çok değerli insanlar , neden böyle yapıyorlar bilemiyorum.
Kimilerinde pek akım kakım eserleri var öyle boş değiller.
Üzülüyorum, sıkılıyorum.
Sıkıntıyı kayda geçiriyoruz.

Dante ise yalakalığa fevkalade olumsuz yaklaşır , yağcı ve yalakaların yerlerinin cehennemin 8. katı olduğu ve bok balçığı içinde yürüyeceklerini söyler , ne söylemesi yazar İlahi Komedya’da.

Yanlız krallara, kraliçelere, iktidar, güç sahiplerine mi dalkavukluk yalakalık yapılır hayır !

Politik yalakalık yani , halk dalkavukluğunun ise bizlerin ruhlarını sınavdan geçirdiği bir gerçek.
Eğer bizler halk olarak politik liderlerin, partilerin bizi pohpohladığı kadar vatansever, fedakar, akıllıysak ve hep doğru seçimler yapıyorsak o zaman içinde bulunduğumuz olumsuz koşulların sorumlusu biz değiliz gibi bir sonuç ortaya çıkıyor ,
ki bu durumda erdemli olan bizler yani halk , bedelini niye ödeyelim , kim batırdıysa o ödesin değil mi efendim ...
Mesela TMSF bul, tut, yakala kes faturayı ama sen yayıncılık yapıyorsun bizi kırıyorsun.
Atama , sat diye rica ediyoruz , bitirmiyorsun bir türlü işi , çektireceksin bize fişi.

Yalakalık aynı zamanda siyasi bir araçtır , halkı baştan çıkarır , sarhoş eder ama ertesi sabah halk içki mahmurluğu geçince yataktan kalktığında başına gelenleri fark ettiğinde kendisini her akşamdan kalma gibi kötü hissedecektir.


Bu halkın başına çok gelmiştir , hani sürpriz seçim sonuçları baş aşağılar var ya ekranlarda kamu oyu yoklamacıları konuşup duruyor , ben o işlerden anlamam ama lakin tecrübeyle sabittir ki ; seçim sonuçları nedenleri ; bir gece önce sarhoş edilmiş olmanın intikamıdır.
Böyle muhteşem bir karmadır bu halk. Sen misin beni içirip, gazozuma ilaç karıştırıp kandıran , bak ben sana ne yapıyorum durumları.

Ya da ben öyle zannediyorum, kayda geçsin.

Tarihçiler ve filozoflar dalkavukluk, yağcılık, yalakalığı etik ve politik bir sorun olarak görürler.
Keşke şöyle Mehmet Ali Kılıçbay, Ahmet İnam, Cengiz Güleç, Dücane Cündioğlu, Oktay Taftalı , ‘Ufuk Ötesi ‘ görebilen bir ilahiyatçı Rıdvan Kızıltepe irtifasında şu mesele Sayın Başbakan’ımızla konuşulabilse ekranlarda, başta Başbakanımız olmak üzere ne kadar arınır, rahatlarız.
İşte o zaman olimpiyatları almaktan daha önemli öncelik olimpiyatlara sporcu yetiştirmek olur, ve ecdadı sevmenin , saymanın yolunun apartmanlara isimlerini vermekten beter diziler yapmak olmaz.

Kanter içinde kaldım, zaten sıkıntılı günlerdeyim kırık dökük birşeyleri umarım kayda geçirdik.

Sevgiyle








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI