Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

8 Eylül 2013

CHP'li adayların beklediği açıklama

CHP'nin yerel seçimlere "bol sıfırlı çekler'' ve ''kaporacılar'' tartışmasının gölgesinde gireceği görülüyor. CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı'nın bugüne kadar yalanlanamayan sözlerinin, yarattığı etkiler de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Gazeteler, TV'ler, internet siteleri günlerdir ''Kaporacılar'' meselesinin üstüne gidiyor. Milletvekilleri ve parti yöneticileri ise herkesi zan altında bırakan bu sözlere ikna edici cevaplar veremiyor.

CHP Parti Meclisi Üyesi Gökçe Pişkin de bu sorulardan bunalmış olmalı ki; pazar günü yaklaşık 70 kişinin katıldığı PM toplantısında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek "Aday adaylarından kapora alınıyor" sözüne açıklık getirilmesini istedi.

26 yaşındaki Pişkin, yaklaşık 70 kişinin önünde, "Bu söz günlerdir konuşuluyor. Partimizin bu konuya bir açıklık getirmesi gerekiyor" dedi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu ise "Gençlerin bu tür tartışmalara girmesi doğru değil, gençliğin sorunlarına odaklanın" diyerek tartışmayı sonlandırdı.

Kılıçdaroğlu'nun ''gençlerin misyonu''na ilişkin bakışının "Siz daha çocuksunuz, büyüklerin işlerine karışmayın'' minvalinde olması, CHP açısından büyük bir talihsizlik...

Neyse ki; Gökçe Pişkin, lideri Kılıçdaroğlu gibi düşünmüyor ve siyasal bir tavır alıyor. CHP PM Üyesi Gökçe Pişkin, herkesin ''Aman koltuğumu falan kaybederim'' korkusuyla susup sindiği bir dönemde partisinin onuruna sahip çıkma cesaretini gösteriyor. Pişkin, üzerlerine yapıştırılmaya çalışılan "Kaporacılar'' sözünü PM'de yaptığı konuşmayla sahibine iade ediyor. PM üyeleri ise herkesin bildiği ama görmezden geldiği bu sözleri sineye çekerek, tarihsel ve siyasal misyonlarını yerine getirme ferasetinden yoksun olduklarını gösteriyor.

Neyse ki; Gökçe Pişkin gibi başka isimler de var CHP'de... Onların tavrı, duruşu ve korkusuzca davranmaları, geleceğe ilişkin umutlarımızı korumamızı sağlıyor. O isimlerden biri de Nazan Özbaykal...

Nazan Özbaykal da partisine bulaştırılmaya çalışılan lekeyi kabullenemeyeceğini gösteriyor. Özbaykal, Sarıyer İlçe Başkanlığı toplantısında çıkan "Kapora'' tartışmasına yaptığı konuşmayla damga vuruyor. "Salıcı o sözleri söyledi mi söylemedi mi?'' tartışması sürerken, Özbaykal, Sarıyer Belediye Başkan Adaylığı şansını yok etme pahasına gerçeğin arkasında duruyor. Özbaykal, İstanbul İl Başkan Yardımcısı'nın da olduğu toplantıda yaklaşık 100 kişiye şunu söylüyor:

"Eve gidip o internet sitesinde (Gerçek Gündem.com'u kast ediyor-bn) yazılanları okuyunca şoka uğradım. Çünkü; toplantıda Salıcı'nın söylediği her şey kelimesi kelimesine aktarılmış. Ben o toplantıda vardım. Salıcı o sözlerin hepsini söyledi. Hayatımda hiç bu kadar aşağılandığımı hissetmemiştim. O an neler yaşadığımı bilemezsiniz. Salıcı'nın bu sözlerinden sonra tüm aday adaylarımız ve genel merkez yöneticilerimiz şaibe altındadır.''

CHP'nin onurunu iki kadın siyasetçi koruyor! Siyasi geleceklerini riske ederek onurlarına sahip çıkıyor ve herkese ders veriyorlar. CHP, 90. yaşına girerken kadınların dik duruşu; ana muhalefet partisini geleceğe taşıyacak gücün kaynağını da gösteriyor. Özbaykal ve Pişkin, büyük bir teşekkürü hak ediyor. CHP'ye oy veren ve CHP'yi desteklediğini her platformda açıkça söyleyen bir gazeteci olarak, her iki isme teşekkür ediyorum; CHP'ye verdiğimiz oyun boşa gitmediğini gösterdikleri için...

Kuşkusuz siyasette herkesin "cesur'' , ''kararlı'' ve ''idealist'' olmasını bekleyemezsiniz. Biz sıradan ve siyasi ikbal beklentisi olmayan insanlar, siyasetçileri motive eden ve onların ruh hallerini şekillendiren egolara sahip değiliz. Bu yüzden, koltuk bağımlılıklarını; şan - şöhret açlıklarını anlayamıyoruz.

Oysa ki; insan, milletvekili, belediye başkanı, genel başkan olmadan da yaşayabiliyor... Bu tür bağımlılıklar, idealizmi bitiriyor; günlük ve kişisel çıkarlar, toplumsal çıkarların önüne geçiyor. İdealizm kaybedildiğinde, ''görmedim'' , ''duymadım'' , ''bilmiyorum'' oyunu başlıyor.

Zira; o koltukların sağladığı maddi - manevi imkanları kaybetmemek adına, "Kaporacılar'' sözü de "Bol sıfırlı çekler aldılar'' suçlaması da yenilip yutuluyor! Herkes, hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor...

CHP'de yaşanan bu durum, bana Calvino'nun Kara Koyun öyküsünü hatırlatıyor. Meraklıları, Kara Koyun'u okuyarak, ne dediğimi daha kolay anlayabilirler...

CHP, yerel seçimler öncesi ya Kara Koyun'un geçtiği öyküdeki durumu kabullenecek, ya da AKP ile farkını koyarak iktidar yolunda yürüyecek... Tercih, Kılıçdaroğlu ve kurmaylarınındır...

Bu gerçeği, yolladığı bir tekzibi geç yayınladığımız için hakkımda beş ay hapis cezası verdirten Murat Karayalçın da görmüş olmalı... Karayalçın, CHP yöneticilerini pazar günü yapılan PM'de bu yüzden uyarma ihtiyacı hissediyor. Karayalçın, "CHP tabanını, bize sürekli oy vermek zorunda olan bir kitle şeklinde görme yanılgısına düşmeyelim'' diyor. Karayalçın'ın bu sözleri, genel merkez yöneticilerine ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Karayalçın bu bağlamda haklı... Biz ''sıradan'' insanlar sonuçta siyasi tercihlerimizi yapar, istediğimiz bir partiye oy veririz. Beğenmezsek oy atmayız, beğenirsek destekleriz... Siyasetçiler, bu basit gerçeği anlamaktan bile yoksunlar.. Sanıyorlar ki; bizim onlara "oy verme ve iktidara taşıma'' borcumuz var. Bu yüzden, seçmene yabancılaşıyor, halka kulaklarını kapatıyorlar. Oysa ki; son örnekte olduğu gibi, herkes her yerde "Kaporacılar''ı ve anlam verilemeyen suskunluğu tartışıyor. Kılıçdaroğlu da gittiği TV programlarında bu soruya muhatap oluyor.

Demek ki; düğümü çözecek adımı atmadığınızda, halk bunu görüyor ve değerlendirmesini ona göre yapıyor. AKP'yle aynılaşan, yolsuzluk iddialarının üstünü örtmeye çalışan bir CHP, inandırıcılığını kaybediyor.

Peki CHP'nin üzerine bizzat İstanbul İl Başkanı Oğuz kaan Salıcı tarafından yapıştırılan ve siyasal etkileri önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak olan LEKE ve ŞAİBE'den kurtuluşun yolu yok mu?

Bunun yolunu aslında CHP PM'nin üç üyesi; Ercan Karakaş, Murat Karayalçın ve Durdu Özbolat açıkça gösterdiler. Her üç isim de yerel seçim adaylarının şaibeden kurtulabilmesi için "ön seçim'' formülünü öne çıkardılar. Karayalçın ve Karakaş PM toplantısında, Özbolat ise gazetelere verdiği demeçlerde açıkça ''ön seçim'' istediler. Ercan Karakaş, PM'de yaptığı konuşmada, "Adayların nasıl belirleneceğini bu toplantıda kararlaştıralım, ön seçim formülünü ya da eğilim yoklamasını karar bağlayalım'' dedi.

CHP'nin ''Adnan Abi''si Adnan Keskin'in bu öneriye tepkisi ise nedense sert oldu. CHP PM toplantısında söz alan Keskin, Murat Karayalçın ile Ercan Karakaş'ı "tüzüğü bilmemekle" itham ettikten sonra, "Siz bir önceki toplantıda MYK'ya yetki verdiniz. Yöntemi MYK belirleyecek, bu da eğilim yoklaması olacak. Listeler PM'ye geldiğinde adayları ister onaylar, ister onaylamazsınız'' dedi.

Böylece, CHP'nin ''hakim huzurunda yapılacak ön seçim yöntemi''ni kullanmayacağı görülmüş oldu. Oysa ki; Kılıçdaroğlu genel başkan olduğunda, parti tabanına "ön seçim'' sözü vermişti.

Neyse; biz sıradan insanlar, siyasetçilerin verdikleri sözlerin neden yerine getirilmediğini anlayabilecek kapasitede değiliz... Anlamak için belki yaşımız da yetersizdir... Baksanıza, PM'ye seçilen 26 yaşındaki Gökçe Pişkin için Kılıçdaroğlu "Büyüklerin işlerine karışmayın'' diyebiliyor...

Demek ki; CHP MYK, her şeyi biliyor. Hepimiz adına her türlü kararı veriyor. Böyle yönetime can kurban... Demek ki; geleceğimiz emin ellerde... Adnan Abi, Karayalçın ve Karakaş'a bile ''Tüzüğü bilmiyorsunuz'' diyebildiğine göre, biz fanilere olan biteni izlemek düşüyor...

Sözün özü:

CHP MYK'sının ''ön seçim'' yerine aylar önce yazdığımız gibi "eğilim yoklaması''nı tercih edeceği görülüyor.

CHP'nin olay adamı Salıcı, Ataşehir'de "eğilim yoklaması''nın kodlarını anlatırken, yeni tartışmaların kapısının açıldığının da işaretini veriyor. Salıcı, "Belediye başkan adaylarımız büyük ihtimalle eğilim yoklamasıyla belirlenecek. Ancak diyelim ki bir aday eğilim yoklamasından önde çıktı. Fakat ben o adayın bölgede seçimi kazanacağına inanmıyorsam, başka birini belediye başkan adayı yaparım. Aday yapacağım kişinin siyasi kimliğine ve niteliğine de bakmam'' diyor.

Buradaki ''Aday yapacağım kişinin siyasi kimliğine ve niteliğine de bakmam'' sözüne dikkat... Demek ki; Salıcı kendisinin ''tek karar verici'' olduğunu sanıyor. Salıcı'ya göre, adayın ''niteliği'' ise CHP için artık birşey ifade etmiyor... "Ne olursan ol gel'' denilerek, AKP'ye karşı zafer kazanılacağı düşünülüyor..

Ne diyeyim; ''vatana millete hayırlı uğurlu olsun'' demek isterdim ama içim elvermiyor... CHP böyle yönetilmeyi hak etmiyor...

www.twitter.com/barisyarkadas








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

SUNA ORAL
15 Eylül 2013 19:24

PM LİSİ TOPLANTISINDA GÖKÇE PİŞKİN'İN ELEŞTİSİNİ SEN GENÇSİN KARIŞMA DEMEK GENLERİMİZİ KÜÇÜMSEMEKTİR.OYSA SEÇİMLERDE KADINLAR VE GENÇLER ÇALIŞMATADIRLAR.BİZDE DİYORUZ Kİ BUYURUN BEYLER SOKAKLARDA SİZ ÇALIŞIN.AYRICA SARİYER BELEDİYE BAŞKAN ADYIMIZI DA ONURLU DAVRANIŞINDAN DOLAYI DA KUTLUYORUZ.

g.oktay
15 Eylül 2013 11:34

genel başkanın dersimli,alevi ve kürt kimliği anlaşılan parti içinde ve dışında kabullenilmiyor,bu eleştirilerle bir an önce yerel seçimlerde başarısızlığa uğratılıp saf dışı bırakılmak isteniyor,niyet önseçim yok bilmem ne değil,atatürkün koltuğuna ancak türk olan biri oturabilir mantığı içerisinde parti içinde işçi partisi taraftarlarının entrikası dolaşıyor,kılıçdaroğlu gidici çünkü bu seneryo geçen seçimdede uygulandı,0 oy sandık başında % e düştü,oylar mhp ye gitti

kıvanç AKISKALI
15 Eylül 2013 10:32

Seçimlere şunca zaman varkn...az sayıda üye çok emek harcarken çok sayıda üye az çalışırken il başkanımızın sözünü gündeme getirmeniz harika olmuş.Hiç bu kadar şağılanmadım diyen kişiye kadın olarak yanıtım dön bi vatanın durumuna bak ve ATATÜRK İÇİN söylenelre ediyesim var.Oğuz Kaan Salıcı nın söylediği söz parti içinde kalmalı iken bunu gündeme gtirmenizle çok iyi hizmette bulundunuz.Umarım yayınlarsınız

Zeki GÜNDÜ
15 Eylül 2013 10:22

Sn. İl başkanımız defalarca partiye zarar verecek tarzda konuşmaları olmuştur.O il başkanı oraya örğüt getirmedi,baronlar getirdi.Ne şekil seçildiğini biliyoruz,tek çare istifa etmesını istiyoruz.Kendisinin amacı partimizi iktidar yapmak değil ,Partımızın iktidarını engelemekdır.

Erdem AKEL
12 Eylül 2013 14:50

DEGERLİ DOSTLAR
Kilicdaroglunun dis politikadan sorumlu Gn.Baskan Yardimcisi ve danismani Faruk Logoglu CHP nin kurumsal kimligi adina Ataturk hava limaninda bakin ne diyor"AKP yi biz sikayet etmedik onlar sikayet etti.Ancak biz mudahalede bulunduk"
O zaman siz oraya M.Mutsi nin devrilmesinin hesabini sormaya mi gittiniz demezlermi adama
Eger siz Misir halkinin ayaklanmasini darbe olarak yorumlarsaniz Ataturk hava limanina iner inmez biz AKP yi sikayet etmedik diye savunmaya gecersiniz
Biz esasen TESEV ci Kilicdaroglu ve devsirmelerinden bundan fazlasinida beklemiyoruz
Bu soylem,Turk ulus devletini kuran ve Turk uluslasmasini baslatan CHP icin utanc vericidir

Tüm Yorumlar (71)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI