Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

13 Eylül 2013

Siyasi Kültür, Siyasi İrade...

Siyasi Kültür, Siyasi İrade: Yerel Seçimler Öncesi Lüleburgaz’a Dışarıdan Bakış

Yasemin Özden Charles

Siyasi kültür, kültür ile ilgili her çalışma gibi tartışmalı ve karmaşık bir konu. Tartışmalı, çünkü zaten kültür gibi tanımı tartışmalı bir konunun başına bir de siyasi kelimesi eklenince iş doğal olarak daha da zorlaşıyor. Siyasi kültür kavramı, siyaset bilimine girdiği 1950’lerde iddialı bir hevesle ortaya çıkmıştı. Amacı toplumdaki kurumları ve yapıları inceleyerek siyasetin gerçekte nasıl işlediğini ‘görünür’ hale getirebilmekti. Bu heves biraz ihtiraslı da olsa açıkça görülen şu ki toplumda bulunan yapı ve kurumlar yine toplumun içindeki dinamiklerle şekilleniyor.

Gabriel Almond ve Sidney Verba siyasi kültür kavramını ilk araştıranlardan. 1956 yılında ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve Meksika’daki siyasi kültürlerin, demokrasinin gelişimine nasıl etki ettiğini merak ederken iki araştırmacının aklındaki asıl soru II. Dünya Savaşı sırasında, Avrupa’daki devletler korkutucu derecede demokrasi açığı verirken, nasıl olup da ABD ve İngiltere’de demokrasinin korunabilmiş olduğuydu. Vardıkları sonuç çok şaşırtıcı değil. Sosyal bilimlerin kaderi. 'Dengeli bir demokratik yönetim dengeli bir siyasi kültüre sahip olmakla mümkündür'. Ancak araştırma bazı anahtar analiz seviyelerini gün yüzüne çıkarması bakımında heyecan verici. Şimdi kısaca bu analiz düzeylerine bakalım.

Almond siyasi kültürün üç boyutundan bahsediyor: Tanıma (siyasi sistemi bilme hali), duygu (lidere ve siyasi kurumlara yönelik şahsi bağlılık), yargı (siyasi olaylar hakkındaki değer yargıları). Bu üç boyutun bir aradalığına bağlı olarak da üç siyasi kültür tipinden bahsediyor:
1. Mahalli kültür (Köy, bölge ve etnik kimliklerin yaygın olduğu milli bir ölçeğe ulaşmamış kültür)
2. Uyrukluluk kültürü (Vatandaşın siyasi sistemi tanıdığı ancak kendisini siyasi sistemin dışında tuttuğu ve değişiklik yapabileceğini düşünmediği durum)
3. Katılımcı kültür (Vatandaşın siyasi sistemi tanıdığı ve bunun ötesinde sistemi değiştirebileceğine dair duygu ve değer yargılarına sahip olduğu durum)*

Şimdi, yerel seçimler öncesinde CHP Lüleburgaz Belediye Başkanı aday adaylığını açıklayan Hakan Dedeoğlu’nun siyasi kültürüne bu çerçeveden kısaca bir göz atalım. Hakan Dedeoğlu, mahalli veya uyrukluluk kültüründen uzakta, katılımcı kültüre sahip bir aday olarak öne çıkıyor. Siyasi sistemi tanımanın ötesinde sistemde değişiklik yapacağına dair duygu ve değerlere sahip görünüyor. Hatta arzulanan bu değişiklikler konusunda sadece duygu ve değerlerle hareket etmiyor, aynı zamanda bir program ve ayakları yere basan bir yol haritası da sunuyor. Bunun en basit örneği yıllardır Ergene Havzası konusunda verdiği mücadelede kendisini gösteriyor.

Diğer yandan, Sidney ve Verba siyasi kültür tipinin belirlenmesinde dört ölçütten bahsiyorlar:
1. Milli özdeşleşme: Kişinin kendisini ait hissettiği birim (örneğin aile, kabile, millet vb.)
2. Kişinin diğer vatandaşlarla bütünleşmesi, aynı siyasal sistemi paylaşma hissi
3. İktidar Uygulaması: Şikâyetler nereye iletiliyor? (eş, dost, bakanlık vb.)
4. Karar Alma Süreci: Kişilerin karar alma mekanizmasına katılımı

Hakan Dedeoğlu’nun farklılık arz eden siyasi kültürü sayesinde, Lüleburgazlılar, karar alma sürecine dâhil olma imkânı yakalayabilirler. Bu şekilde, Lüleburgazlılar, aralarında doğal olarak bir güven sistemi tesis edilen belediye ile bütünleşerek çarelerin yukarıdan inmediğini ama bir uzak görüşlülük (vizyon) etrafında kendi ellerinde şekillendirildiğini görecekler. Hakan Dedeoğlu’nun aday adaylığı, şu ana kadar mahalli ve uyrukluluk kültürleri ile yoğrulmuş Lüleburgaz’a katılımcı kültürü getirme ihtimalinden dolayı ciddi bir şanstır. Bu şansı hayata geçirmek acaba mümkün olabilecek mi? Heyecanla bekleyip göreceğiz. Hakan Dedeoğlu uzak görüşlülüğünü defaten ortaya koymuştur. Şimdi sıra Lüleburgazlılarda. Nasıl bir şehirde (güzel) ne şekilde yaşadığımız (sağlıklı ve mutlu) bu soyutlamalarla yakından ilgili.

*Ref: Mümtaz’er Türköne, 'Siyaset', Etkileşim Yayınları, Mart, 2013, s. 229-231, Orijinal çalışma için bakınız Almond, Gabriel; Verba, Sidney. The Civic Culture: Political Attitudes and Democracy in Five Nations. Princeton, NJ: Princeton UP, 1963.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI