Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

16 Eylül 2013

Medyanın Hali

Malumunuz, artık basın mensuplarının kovulması çok kolay. Bazı yandaşların bile…

“Toplumsal barışı zedeledin”, “Yayın ilkelerine aykırı davrandın”, “Barış sürecini dinamitledin”, “Kutsalı aşağıladın”, “Nefret suçu işledin” deyip kapının önüne koyuyorlar adamı…

Ya da “Başbakan istesin gazetemi hemen kapatırım” diyen, diyebilen gazete patronları tutup kolundan kovuyorlar basın emekçilerini...

İnsanların görenlerle görmeyenler diye ikiye ayrıldığını biliyoruz.

Gazetecilerin de yazanlarla yazmayanlar diye ikiye ayrıldığını da.

İyi de okuru nerede konumlandıralım?
Okurun işi zor. Tam bir yazara alışıyor, onu okuyor, onun yazdıklarına inanıyor, o yazar atılıyor işten. Ne yapsın okur? Basının gücü diyor, basın gerçekleri yazar diyor. Kendi meşrebine, dünya görüşüne uyan yazarı, gazeteyi, televizyonu seçiyor.

Evet! İki medya var. İktidardan yana olanlar, iktidarı eleştirenler.

İlki çoğunluk, ikincisi azınlık. İlkinin işi var, parası var, garantisi var, arkası var, ihalesi var, sesi var. İşi kıyak. Hayali bir ülke anlatıyor. Her şeyi tozpembe gösteriyor. Mesela, polise saldırırken ölen, yaralanan, gözü çıkan gençler olduğunu yazıyor. Bebeğiyle yürüyen kadına saldıran 100 kadar eldivenli yarı çıplak erkek saldırgandan söz ediyor, MOBESE kaydı olmasa da!

İkincisi ise okur desteğiyle zar zor ayakta durmaya çalışıyor. Sık sık ceza alıyor. Yazarı çizeri içeri atılıyor. En yüksek para cezalarına çarptırılıyor. İşi zor. Haber peşinde koşarken yaralanmak var, üç kuruşa talim etmek var. Gözdağı, tehdit, iftira var.

Medya da tablo buyken, hazin ve iç karartıcı iken nedendir bilemem aklıma 1988 yılında Nobel Edebiyat ödülünü alan Necip Mahfuz için Mısır’ın en saygın gazetesi El-Ahram’ın manşeti geldi. Şöyleydi gazetenin o günkü manşeti:
“Nobel, Necip Mahfuz’u kazandı.”

Kolay kolay gazeteci de, kolay kolay El- Ahram da olunmuyor doğrusu...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Selfinaz Istanbullu
17 Eylül 2013 19:05

Terzi´nin sökügünü dikmedigi gibi,medyamiz da ne acidir ki,kendisine ayna tutmayi ögrenemedi;
Olay su:
Hamburg Eyalet Mahkemesi Hasan Pulur´u intihalcilikten ötürü mahkum etti.
HaSAN PULUR´un ,Almanya´da yasayan ünlü gazeteci-yazar,1.sinif liyakat nisani sahibi Nazmi Kavasoglu´nun genel yayin yönetmenligini yaptigi BERLINER ABENDBLATT gazetesindeki köse yazilarindan tirtikladigi mahkeme karariyla onandi.
HABERi ANCAK ALMAN MEDYASINDA OKUYABILDIK!
Türkiye´de ise konunun üstü Hasan Pulur´un gazeteci arkadaslari tarafindan hemen örtüldü.
Böyle bir davranis ancak ve ANCAK Sarkta olur.
Son aylarda Almanya´da kitaplarinda intihal yaptiklari saptanan 3 Alman BAKAN aninda istifa ettiler.
Eger,Hasan Pulur bir bati ülkesinde olsaydi,tarihe yazi hirsiz olarak gecer,kimse gazetesinde yazdirmazdi.
Ayrica OKUR da böyle bir insana sirtini dönerdi.
SARK MI,GARP MI?
Iste soru budur!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI