Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

20 Eylül 2013

Örtülü ödenek, Maksut Serim ve anormal artışlar

ATİLLA KART
CHP KONYA MİLLETVEKİLİ


22 ve 23. Yasama Dönemlerinde Başbakan’a yönelttiğimiz onlarca soru önergesinde ve muhtelif basın toplantılarında; halen Başbakanlık Örtülü Ödeneğinin başında en üst düzeyde görevini sürdüren Maksut Serim’in;

R.T. Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Vakıfbank Valide Sultan Şubesi müdürlüğü görevini sürdürürken; Bankacılık mevzuatına ve Ceza Kanuna aykırı bir şekilde ölen kişiler adına işlemler yapıldığı, Büyükşehir Belediyesi ve iştirakleri adına çifte işlemler açıldığı ; Erdoğan’a ve mensubu olduğu siyasi partiye, bu partiyle işbirliği içinde olan medya organlarına kayıt ve yasa dışı yollarla trilyonlarca paranın aktarıldığı; bu yönde idari ve adli kovuşturma sürecinin başladığı, İstanbul Valiliği’nin Başbakanlık makamına yazdığı 09.04.1999 tarihli belge ve dayanaklarının bu süreci özetlediği dile getirilmiştir.

*****

Maksut Serim’in görev yaptığı bu dönemde,

hakkında hangi iddia ve bulgular ortaya çıkmıştır?

Maksut Serim’in üniversite mezuniyet belgesinin sahte olduğunun ortaya çıkması ve sahteciliğin Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesi’ne intikal etmesi üzerine; dönemin Vakıflar Bankası yönetimi, Vakıfbank Genel Müdür Yardımcılığı görevine 01.11.1996 tarihinde atanmış olan Serim’i görevden almış, tenzili rütbe ile AR-GE bünyesinde görevlendirmiştir.

Adı geçen, durumun yasal açıdan vahametini görmüş
ve 16.01.1998 tarihi itibarıyla emekli olmuştur.

Maksut Serim hakkında bu arada kaçınılmaz olarak adli süreç başlamış, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosya görevsizlik sebebiyle 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş, yargılama sonucunda 17.05.2002 tarihinde hükmolunan karar ile; müsned suç sübut bulmuş, ancak cezanın 5 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiştir.

*****

Maksut Serim hakkında sözü edilen mahkumiyet kararının askıda bulunduğu dönemde (17.05.2002-17.05.2007) R. Tayyip Erdoğan, bilindiği gibi 15 Mart 2003 tarihinde Başbakan olmuştur.

Erdoğan, Başbakan olduktan 10 gün kadar sonra, 26 Mart 2003 günü açıktan tayin yoluyla Serim’i, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ünvanıyla göreve başlatmış ve akabinde de Örtülü Ödeneğin başına getirmiştir.

Başbakan, ilk icraatını bu konuda yapmıştır.

Bu aşamadan itibaren Hükümetin, Bakanlar düzeyinde, Maksut Serim’in suç teşkil eden bu ilişkilerini gizlediğini, resmi belgelere rağmen gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu kaygıyla ve ibretle görüyoruz.

En başta dönemin Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Meclis Genel Kurulunda ve önerge cevaplarında karartmalar yapmıştır. Karartma kurumsal bir hal almıştır.

En son 18 Eylül 2013 tarihinde vermiş olduğumuz önergede ifade edildiği gibi; hukuk ve etik dışı olmaktan öte, “suç ilişkileri” niteliğinde olan bu sürece rağmen; Maksut Serim, Başbakanlık Örtülü Ödeneği gibi “güvenlik, devlet sırrı, istihbarat” anlamında odak konumunda olan bir kurumun başına neden ve hangi gerekçeyle getirilebilir?

Başbakan, Maksut Serim gibi, hakkında hem şaibe ve hem de yargı kararı bulunan bir kişiyi neden özellikle tercih eder?

Bu soruların cevabı Bize göre; örtülü ödenek harcamalarındaki anormal artış ve Türkiye’nin demokrasi sürecindeki kırılma ve sakatlıklardır.

*****

2003 yılıyla birlikte örtülü ödenek harcamalarında, önceki dönemlere göre 10-20 kat artışın olduğunu; bu artışın 2006 yılından itibaren bir önceki yılı katlayarak devam ettiğini, 2012 ve 2013 yıllarında ise zirve yaptığını görüyoruz.

Silivri soruşturmaları,

Yasa dışı dinlemeler,

Gizli tanık yapılanmaları,

Başbakanlık özel kalem ilişkileri ile örtülü ödenek harcamalarının iç içe girmesi,

İçişleri-Adalet-Başbakanlık odaklı yasal yapılanma ile iç içe giren illegal yapılanmalar,

Gizli hizmet giderleri kalemiyle Barışı Destekleme ve Koruma Harekatı kalemlerinin iç içe girmesi,

Ödeneğin siyasi amaçlarla ve yasaya aykırı olarak kullanılması ve nihayet Suriye’deki çatışmalarda lojistik destek ve istihbarat amacıyla belli gruplara aktarımların yapıldığı yönünde kaygı ve kuşkular söz konusudur.

Harcamanın boyutunu ve anormalliğini ifade için söylüyoruz;

Başbakanın 2013 yılının ilk 8 ayında yaptığı harcamalar; Çiller, Erbakan, Yılmaz, Ecevit Hükümetlerinin toplam harcamasından 4-5 kat fazladır. Bu tablo, başlı başına sorgulanması ya da açıklanması gereken bir tablodur.

Türkiye’nin demokrasi tarihindeki kırılmalar ve karanlık noktalarla, örtülü ödenek harcamaları arasında doğrudan bir illiyetin olduğunu tarih bize göstermektedir. 1990’lı yıllar bunun en somut ve yakın örneğidir. 2013’lü yıllarda, bu kırılmaların ve karanlık noktaların, 1990’lardaki ilişkilerden daha öte boyutlarda olduğu görülmektedir.

Bir kez daha soruyoruz;

Devletin sırları, güvenliği ve istihbaratı, Maksut Serim’lere neden emanet edilir?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI