Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

24 Eylül 2013

AKP Gezi'yi provoke ediyor

Geride bıraktığımız hafta sonunu, CHP Berlin Birliği'nin daveti üzerine CHP milletvekilleri Gürsel Tekin, Ali Demirçalı, Mahmut Tanal, Müslim Sarı ve CHP Yurt Dışı Örgütlenme Koordinatörü Ali Kılıç'la birlikte Almanya'da geçirdik. Heyette, CHP'li Ekonomist - Araştırmacı Yasemin Öney Cankurtaran da vardı. Genel seçimleri izlemek için gittiğimiz Almanya'da Türkiye kökenli yurttaşlarımızla da buluştuk. CHP Berlin Birliği Başkanı Ekrem Özdemir ile Genel Sekreter Sonay Ataç'ın mihmandarlığında üç gün süren ziyarette, Mustafa Sarıgül'ün CHP'ye gelip gelmeyeceği başta olmak üzere, AKP'nin oy oranı, Gezi Parkı Direnişi ve CHP'li vekillerin performansları gibi onlarca konu masaya yatırıldı.

Berlin'deki IG Metal Sendikası'nda gerçekleştirilen ''Gezi Parkı Direnişi sonrası Türkiye ve Yerel Seçimler'' başlıklı panel, bu bağlamda hayli faydalı oldu. 300'ü aşkın Türk, CHP milletvekilleri ile yaklaşık dört saat süren bir sohbet gerçekleştirdi. Panelde soru soran yurttaşların, CHP'nin Gezi Parkı Direnişi'ndeki performansını yeterli bulmadığı yönünde bir eğilim gözlendi. Almanya'da yaşayan Türklerin, CHP'den beklentilerinin daha fazla olduğu görüldü.

Türkler, panelde Mustafa Sarıgül'e ilişkin durumun da bir an önce netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sarıgül'e destek verenler olduğu gibi, karşısında duranlar da vardı. Gürsel Tekin, Sarıgül'e ilişkin sorular karşısında "İstanbul seçimini kiminle kazanacaksak, onunla yürüyeceğiz'' cevabını verdi.

Almanya ziyaretindeki bir durağımız da SPD idi. Genel seçim sonuçlarını CHP heyeti ile birlikte SPD Genel Merkezi'nde izledik. Sosyal demokratların yüzde 26'da kalan oy oranının hüznü CHP'lilere de yansıdı. SPD'liler ise sonuçtan memnun olmadıklarını açıkça söyledi ve başarısızlıklarına mazeret aramadılar.

SPD Genel Merkezi'ndeki temasların ardından dinlenmek üzere otele geçtiğimizde, Türkiye'den gelen haberlere yoğunlaştık. Zira; Almanya'daki seçimler, Türkiye'deki gibi büyük bir heyecanla izlenmiyor. Zaten, seçim sonuçları, yaklaşık 20 dakika içinde açıklandı. Kimse sonuçlara itiraz etmedi. Sistem itiraza da kavga - gürültüye de gerek bırakmıyor.

Almanya'da olmamıza rağmen, gözümüz Türkiye'deydi. Zira; internet sitelerine yansıyan haberlere göre, AKP yeni provokasyonlar tertipliyordu. Beşiktaş ile Galatasaray derbisi de bu provokasyonların alanlarından biri haline getirilmişti.

1453 Kartalları adı verilen ve AKP ile organik bağları deşifre edilen kişilerin, yeşil sahaları yeni çatışma alanları haline getirmek için görevlendirildikleri anlaşıldı. 1453 Kartalları, sol eğilimli Çarşı Grubu'nu sindirmek için 7500 bedava bilet karşılığında sahaya sürülmüştü. Çakma Kartalların görevinin, stadyumlarda AKP'ye yönelen tepkiyi sindirmek olduğu kısa sürede anlaşıldı. Zira; AKP bu sindirme girişimlerini Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarlarına yönelik çakma gruplarla ve farklı yöntemleri kullanarak deniyor.

Pazar günü Almanya'dan ibretle izlediğimiz sahneler, AKP'nin iktidarı vermemek için her türlü provokasyonu deneyeceğini ve bunun için devletin tüm olanaklarını kullanacağını gösteriyor. ''Çatışma / kutuplaştırma ve ayrıştırma'' yaratarak toplumu birbirine düşürmeye çalışan AKP'nin oyun kurucuları, iktidarlarını koruyabilmek adına ateşle oynuyor.

"Gezi Ruhu'' olarak tarihe geçen; otoriterizme karşı direnişin sembolü haline gelen kişi ve kurumları sindirmek için adeta "para-militer'' güçler oluşturmaya başlayan AKP, ''yüzde elliyi sokağa salmaya'' çalışıyor.

Mısır'da Mursi'ye akıl veren ve ''Halkı sen de sokağa dök'' diyen Erdoğan, Mursi'nin başaramadığını başarmak istiyor.

Toplumu bir arada tutması gereken ve çatışma yerine uzlaşmacı bir üslup sergilemesi gereken Başbakan, tersini yapıyor. Başbakan, "çatışma / kutuplaşma ve ayrışma'' yaşandığı taktirde oylarını muhafaza edebileceğini düşünüyor. Çünkü; kendisi sırça köşklü saraylarda oturuyor ve ateşin ona uzanmayacağını sanıyor.

Oysa; yakmaya çalıştıkları ateş, birgün kendilerine de uzanır. Gezi Ruhu'nu provoke edip sindirmeye çalışmak, halkın otoriterizme karşı direnişini hileli yöntemlerle yok etmeye çalışmak tarihte çok denenmiş yöntemlerdir. Bunu deneyenler hiçbir zaman başarılı olamamış, iktidarda kalma süreleri kısalmıştır.

Bizden söylemesi...

www.twitter.com/barisyarkadas








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Melih Kaşıkçı
1 Ekim 2013 16:50

TOZZAN
1 Ekim 2013 13:50

bir açmazla karşı karşıya olduğumuz açık. oyumu, y-chp'yi mahküm etmek adına, bu partiye vermek istemiyorum. fakat, yerel seçimlerde akp'nin kazanmasını da istemiyorum. peki, ne yapılabilir? herhalde ortak hareket etmek, oyları y-chp'den bir başka partiye kaydırmak en doğrusu. - fakat, bu da sorunlu bir seçenek; çünkü, atatürkçü, ulusalcı, demokrat vd. kesimlerin ortak hareket etmedikleri durumda, seçim kaybedilir. - andığım kesimi kucaklayacak bir oluşum da ortada görünmüyor. milli merkez denemesi fiyaskoyla sonuçlandı - kısaca, önümüzdeki seçimler için endişeliyim. endişemin bir nedeni de seçim sisteminin (seçsis) sakatlıkları.

TOZZAN
1 Ekim 2013 13:50

ÇALIKUŞU, AKEL, YEŞİLCELİ, GERÇEK CHP'li ve diğer YCHP'yi eleştiren arkadaşlarımdan net CEVAP rica ediyorum!!!

YEREL SEÇİMLERDE Seçimlerde tavrımız ne olmalı.
Eğer yCHP'ye OY verirsek mevcut yapıyı desteklemiş olacağız.
Mevcut yapıya muhalefet beğenmiyorsak OY'umuzu nasıl kullanmamız gerekir.
Bunun için Beyin Jimnastik yapmamız gerektiğini düşünmekteyim.
Tüm dostlara SELAMLAR...


Teoman
1 Ekim 2013 11:15

Eskiden "şeytan Amerika" derlerdi, şimdi ağzının içine bakar oldular. "Şeytan Amerika"nin projesi BOP'un eşbaşkanı ile "80 yılda bir gelir" diye gurulanıyorlar. Eskiden "Müslümanlar mağdur" diye veryansın ederlerdi, şimdi Irak'ta Müslüman öldüren Amerikan askerlerine duacılar; Suriye'de Müslüman katleden Amerika destekli ÖSO teröristlerini ayakta alkışlıyor... Bunlar, rahmetli Erbakan'a bile ileri yaşında çelme taktılar... Şimdi gelmiş, CHP'lilerden yeşil sermayeye kaptırdıkları parayı kurtarmak için oy karşılığında yardım istiyorlar... Bunların tek derdi PARA. Anlaşılıyor ki, eskiden de tek dertleri PARA imiş. "Şeytan Amerika" filan hikaye imiş.

ŞABAN
1 Ekim 2013 10:27

Selim arkadaş, paran var. Kibirlisin de. Ne güzel, ABD'nin dayattığı Türk-İslam Sentezi'ni de benimsemişsin... Senin dünya görüşüne uygun bir parti Türkiye'de iktidar da olmuş... Daha ne istiyorsun? "Holding mağduruyum!" diye yitirdiğin para için buralarda ağlamak sana hiç yakışmıyor... Yardım ederse, bir milyon holding mağduru oyunu CHP'ye verecekmiş! Siz yardımı kabul eder, paralanızı alır, fakat oyunuzu gene AKP'ye verirsiniz... Şu ülkede kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz. Bu Şark oyunlarına ne gerek var? Değil mi, güzel kardeşim?

Erdem AKEL
1 Ekim 2013 09:56

DEGERLİ DOSTLAR
İki Turk aydini oldu.Bu olumlerden sanki babam olmus gibi aci duydum
Turgut Ozakman Ataturkun 125.dogum gununde verdigi bir konferansta
"Ataturk Turkiyesinden rahatsiz olanlar Atatturku unutturmak cabasi icindeler.1948 den beri M.Kemal in askeriyim terhis olmak istemiyorum"
Turgut Ozakman genclerin ve Turk halkinin dilinde olan bu sloganla ugurlandi
M.Kemal in askerleriyiz

Tüm Yorumlar (86)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI