Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

24 Eylül 2013

Siyasette farklılaşma stratejileri…

Seçim sath-ı mailine girdik. Yani artık yokuş aşağı gidiyoruz, durmak imkansız. Ülkede yönetim neredeyse çığrından çıkmış haldeyken yaklaşan yerel seçimlerin önemi yadsınamaz. Haziran devrimi koca bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Öbür yandan iktidarın medya üzerindeki hegemonyası, dış ilişkilerde ardı ardına gelen başarısızlıklar, siyasetin etkisiyle artık neredeyse oynanamaz hale gelen spor müsabakaları, kontrolü kaybetmiş valiler, başını kuma gömmüş belediye başkanları, çalkantılı ekonomi, sürekli el değiştiren sermaye, güncel hayata dair yasaklar, nedeni belirsiz gözaltıları ve tutuklamalar derken yönetim açısından çıldırmanın eşiğine gelmiş bir ülkeye döndük.

Yerel seçimde elde edilecek başarı ya da başarısızlık genel seçimleri ve dolayısıyla iktidarı belirleyeceği için bu sancılar normal aslında… Bir de üstüne iktidar partisi içindeki güç mücadelelerini ekleyin, ortaya işte böyle kaotik bir durum çıkıyor.

AKP İktidarının Türkiye siyasal tarihinde görülmedik bir şekilde ekonomik güç sağladığını ve bu güç sayesinde medya ve sermaye odakları üzerinde etki sahibi olduğunu, aynı zamanda devletin tüm organlarında kadrolaştığını göz önünde bulundurursak üzerimize düşen görevin zorluğunu ve önemini anlamamız kolaylaşacaktır.

Bir tarafta AKP’nin dönüştürdüğü Türkiye, öbür tarafta ise bu dönüşüme itirazı olanların sokağa döküldüğü Gezi eylemleri… Yani AKP’nin en kuvvetli rakibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşısındaki iki önemli dinamik…

Bu kadar önemli bir dönemde ana muhalefet partisinden aday adayı olan ve adaylaşacak siyasetçilerin halka ulaşmak için yeni yollar ve yöntemler geliştirmeleri de kaçınılmaz bir gerçek… Hani “Gezi Ruhu” dediğimiz şey var ya işte onu sözde değil özde anlamak, benimsemek ve uygulamak gerek.

Yani artık sadece örgüt içi toplantılara, çaylara, davetlere katılarak boy göstereceğimiz dönem kapandı. “Geride kaldı” da demiyorum; Kapandı.

Peki bildiğimiz klasik siyaset dönemi kapandıysa, içinde bulunduğumuz bu yeni dönemin kodları nelerdir isterseniz onlara bir göz atalım. Ana başlıklarıyla kısaca özetleyecek olursak:

1)Bilimsel siyaset dönemi;

Kalıplaşmış siyasi argümanları yıkıp yeni sözleri, yeni ve bilimsel yöntemlerle söyleme vakti. Aday olunan il/ilçenin kentsel planlamaları, belediyedeki yönetim ve idari hizmet süreçleri diğer ülkelerde var olan ve benzer özelliklere sahip başarılı belediye örnekleri ile kıyaslanarak (benchmarking) iyileştirmeler ve hatta mümkünse yeniden yapılandırma önerileri sunulmalı. Yani bu kıyaslamadan doğacak proje örnekleri ile halkın karşısına çıkılmalı.

Adayların tecrübe ve yetkinlikleri bu noktada çok önem kazanıyor. Yetkinlik bazlı siyaset dönemi çoktan başladı. Mesele ona ayak uydurabilmekte…

2) Başarılı bir siyasi iletişim için sosyal medya kullanımı:

Gezi eylemleri de gösterdi ki sosyal medya olmadan artık iletişim mümkün değil. Siyasetçilerin televizyon ya da görsel medyada var olma, var olduğu zaman da kendini rahat ifade etme şansları çok düşük. İşte bu noktada elimizde henüz yasakların uğramadığı sosyal medya kartı var. Facebook, twitter, instagram üçgeninde hem geniş kitlelere ulaşmak, hem de sözünüzü özgürce söyleme şansına sahipsiniz. Tabi bu araçları doğru kullanmayı bilmek lazım… Gezi eylemleriyle birlikte yeni bir siyaset yolunun açıldığını düşünürsek, bu yeniliğe ayak uydurulabildiği ölçüde sosyal medyada başarılı olunacağını unutmamak lazım…

Sürekli tek taraflı ve didaktik yazı ve paylaşımlar etkileşimi ve iletişimi sağlamaz. Samimi, dürüst ve şeffaf bir iletişim için diyaloğa (karşılıklı ) geçmelisiniz. Bu diyalog sonucu “etki” yaratmak sizin elinizde… Ama “monologla” etki yaratmak zaten mümkün değil…

3) Eylem vakti:

Bilimsel siyasetinizin temellerini oluşturdunuz. Aday olduğunuz il ya da ilçeye katacağınız değeri tanımladınız. Bu değeri yaratacak yetkinlikte olduğunuzu ıspatladınız. Sosyal medya aracılığıyla karakteriniz ve kişiliğiniz hakkında samimi bir varlık bildiriminde bulundunuz. Şimdi sıra geldi eyleme…

Aday olarak ilçenize bisiklet yolu mu öneriyorsunuz? Bu projenizi basına, bir otelin toplantı salonunda açıklamaktansa size eşlik edecek sporcularla birlikte planladığınız yolun geçeceği en stratejik noktada (outdoor) tanıtımınızı gerçekleştirin. Ya da iktidarın bir uygulamasına itirazınız mı var; İtirazınızın olduğu konuya temas edecek eylemlerle dikkati çekebilirsiniz. Örneğin çocuk işçilere dikkati, çocuk işçilerin yanından vereceğiniz bir mesajla çekebilirsiniz.

Eylemleriniz; kuramlarınızla sahayı yani gerçekliği birleşterecek ve mesajınızı daha rahat iletmenize yardımcı olacaktır.

3 Ana başlıkta paylaşmaya çalıştığım siyasi yol haritasının birçok alt başlığı da var elbette… Bu alt başlıkları da diğer yazılarımda aktarmaya çalışacağım. Burada önemli olan Türkiye’de yeni bir siyasal dönemin başladığını ve bu yeni döneme eski ve içe dönük yöntemlerle ayak uydurulamayacağını farkına varmamız.

Her aday, kişisel stratejik eylem planlarını siyasal olarak partinin ana ilkelerine bağlı kalarak çok yönlü ve çok renkli kurgulayabilir ve hayata geçirebilir. Yılların getirdiği örgüt kültürü ve yerleşik öğretilerden kurtulmanın zor olduğunu biliyorum. Ama sağlıklı çekirdek yapıyı koruyarak üzerine ilave ettiğiniz yani yarattığınız farklılık ve kattığınız değer oranında tercih edileceğinizi hatırlatmak isterim.

Stratejik eylem planınızla yanıtını ortaya koyacağınız soru; Neden siz? Sizi diğer adaylardan farklılaştıran ve değer katan nedir? Amaçlarınız ve amaçlarınıza ulaşmadaki araçlarınız nelerdir?

Şimdiden tüm aday adayı yol arkadaşlarıma başarılar dilerim. Farkınızı keşfetmeniz dileğiyle…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI