Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

26 Eylül 2013

Ya Bunlar Olsaydı!

Ülkemizde çok mutluluk verici, iç açıcı haber, olay ve güzellikler var. Ya aşağıdaki olaylar bizde yaşansaydı ne yapardık?

İyi ki yeşile hasta, çevrecinin daniskası bir başbakan var. Düşünün bir kere bir bakan çıkıp “daha 3 milyon ağaç keseceğiz” dese ne yapardık? İyi ki dağında, ovasında, kıyısında, koyunda ağaç bırakılmayan bir ülkemiz yok. Kıyıları betonlaştıran, ormanları katleden, yeşil alanları tahrip eden, AVM’yle yatıp kalkan birileri yok. “Ormanları koruyanlar ormanda yaşasın” diyen bir başbakan olsaydı, ne yapardık?

İyi ki “Engellileri biz insan yerine koyduk” diyen bir vekil olmadı bu ülkede.

İyi ki “T.C tabelaya sığmıyor” diye açıklama yapan bir İçişleri Bakanı da olmadı.

İyi ki “2002’den bu yana 98 cezaevi açtık, 5 yıl içinde 207 yeni cezaevi daha açacağız, ihtiyaç var buna” diye açıklama yapan bir Adalet Bakanına sahip değiliz…

İyi ki “Eğer Türkiye’nin çıkarı söz konusu ise dünyayı da, evreni de ayağa kaldırırız” diyen ve ülkesini sıfır sorundan sıfır komşuya terfi ettiren bir Dışişleri Bakanı yok.

İyi ki “değerli yalnızlık” gibi içi boş kavramlarla yepyeni bir diplomatik dil başlatan ve ABD gizli belgelerinde muhbir olarak kodlanan bir danışmana dışişlerini emanet etmemişiz.

İyi ki kız öğrencilerin etek giymesini yasaklayan, kara çarşaflı öğretmenleri okula sokan, dağıttığı kitapların içeriğinden ötürü eleştiri alınca; “bunda yadırganacak bir şey yok” diye açıklama yapan bir Milli Eğitim Bakanı da yok.

İyi ki öğretim birliğini bozan, eğitimde eşitlik ilkesini yıkan, çağa arkasını dönen, eğitimin ulusal niteliğine kıyan yöneticilerimiz yok.

İyi ki “kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza, önce insanlığı karşı cinayetleri önleyin” diyen bir Diyanet İşleri Başkanı yok.

İyi ki “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesini esas alıp, içte insan haklarına dayalı gerçek demokrasi, kardeşlik ve özgürlük, dışarıda komşu ülkelerle dostça, barışçıl ilişkiler kuran ve komşu ülkelerin iç çatışmalarına asla karışmayan bir hükümet var!
Ya kalkıp; “Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere, biz de gideriz, ilgileniriz” diyen birileri olsaydı?

İyi ki işsizlik oranının yüzde 10’a, gerçek işsiz sayısının 4.5 milyona dayandığı bir ülkemiz yok.

İyi ki istediğini yapamadığı için telaşlanan, panikleyen, ağzından çıkanı kulağı duymayan, bağıran, kükreyen, suçlayan, cezalandıran yöneticilerin olduğu bir ülkemiz yok.

İyi ki 3 milyon insanı belediyelerin doyurduğu, yoksulluk yüzünden 70 bin çocuğun sokaklarda yaşadığı bir ülkemiz lok.

İyi ki savaş çıkacak diye değil de çıkmayacak diye üzülen, Suriye fatihi olmak, cihan padişahı olmak için yalın kılıç savaşa kalkışan, savaş tamtamları çalan, “sınırlı müdahaleyi kabul etmeyiz” diyen yöneticilerimiz yok.

İyi ki başımızda gözlerini hırs, para, çıkar bürüyen, daha çok baskı, daha çok yasak isteyen, yüzde 50’yi var, yüzde 50’liyi yok sayan birileri yok.

İyi ki kadınların çocuk sayısından kadın-erkek eşitsizliğine, tiyatrodan heykele, başörtüsünden etek boyuna, sigaradan ayrana her şeye karışan yöneticilere sahip değiliz.

İyi ki önüne gelene “Ey BBC, Ey AB, Ey BM, Ey Faiz lobisi, Ey Divan oteli, Ey CNN diyen birileri yok. Halkını umutsuz, ufuksuz, bitap düşüren yöneticilerimiz yok.

İyi ki “ Onu halife-i Ru-yi zemin olarak tanıyor ve biat ediyorum” diyen yazarlarımız yok.

İyi ki Cumhuriyetimiz vardı da; bize değeri ölçülemeyecek bir şans, bağımsız, çağdaş ve onurlu yurttaşlar topluluğu, başı dik bir ulus olma olanağı sundu. Daha sonra da ona gözü gibi sahip çıkan hükümetler sayesinde Cumhuriyetimizin gözlerimizin önünden, elimizden kayıp gittiğini, Ortaçağ karanlığına sürüklendiğimizi görmedik!

İyi ki benzin istasyonlarında bedava dağıtılan gazetelerin tiraj diye yutturulduğu bir ülkemiz yok.

İyi ki “ sizin gazeteciliğiniz batsın” diyen yöneticilerimiz yok.

İyi ki yargının başbakanın sözlerini talimat olarak algıladığı bir ülkemiz yok.

İyi ki şike olaylarıyla, doping skandallarıyla gündeme gelen bir sporumuz yok.

Şimdi bir an bunların bizde olduğunu varsayalım. Sonra da yöneticilerin değerini bilelim…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

şakir
26 Eylül 2013 18:12

bu bahsettiğiniz ATATÜRKÜN, Türkiyesi dir..
şimdi içinde yaşadığımız yer neresi ACABA ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI