Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

30 Eylül 2013

Kadına Yönelik Şiddetin Boyutları

Fransız Devrimi’nin liderlerinden Robespierre şöyle der: “Gökyüzünden söz etmeleri, yeryüzünü sömürmek içindir.”

Mevcut iktidarın sık sık kadınlardan söz etmesinin nedeni de kadınları sömürmek için olmasın!

Şimdi haber hafızamıza doğru yola çıkalım ve şu soruları soralım:

İçişleri Bakanlığı verilerine göre; aile içi şiddet olaylarında 2012 yılında 39 bin 21 kadın yaralanmış. Sadece 3 bini “beni kurtarın” demiş. Demek ki kadına yönelik şiddet sınır tanımıyor.

Nisan ayında 27, Mayıs ayında 16, Haziran’da 16, Temmuz’da 18, Ağustos’ta 26 kadın öldürülmüş. Kayıtlara göre; yüzde 28’inin katili bulunamamış. Yüzde 27’sini eşleri, yüzde 11’ini tanıdığı herhangi bir kişi, yüzde 5’ini de tanımadığı biri öldürmüş.

“Ustalık” dönemin yaşayan muktedir başbakan, “benim bakanım, benim genel müdürüm, benim müsteşarım” derken acaba ülkemizde 2 milyon 300 binden fazla kadının okuryazar olmadığını bakanına, müdürüne, müsteşarına hatırlatmıyor mu? Aynı başbakan; “Kız mıdır? Kadın mıdır?” diyerek erkekleri daha pervasız, kadınları daha değersiz kılmıyor mu?

Dikkat buyurun! Ekmek yapan, çamaşır yıkayan, sökük onaran, çocuk büyüten, yün eğiren, çapa sallayan, su taşıyan, alınterini ve gözyaşlarını emeğine katık eden, her yüreğe değen, her eli tutan, hayatın her alanına sessiz sedasız yetişen kadınların ellerinden okuma yazma kursları alınıyor artık. Bu ne bitmez tükenmez bir dışlamadır böyle? Düğünsüz, derneksiz, takısız, çiçeksiz, hediyesiz, evsiz evlenen kadınların okuma yazma öğrenmesini çok görenler acaba gerçekte neyi hedefliyorlar? 12 yıl kesintisiz eğitimi rafa kaldırarak, çocuk gelenlerin sayısın artırmak için elinden geleni ardına koymayanlar sayesinde, erken evlilikler son yıllarda yüzde 35 arttı. Elbette hastalık ve ölüm riski de katlandı.

Şimdi gelelim Akıncı Gençlik’ten gelip, AK- inciler söyleyenlere:

Din İşleri Yüksek Kurul üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Karslı buyurmuş: “Kadınlar örtünmelidir, çünkü kadının bedeni süstür, dolayısıyla değerlidir ve korunması gerekir.”Kadınlara ilişkin derin bilgisi ve ilmini bu sözlerle ortaya koyan zatı- muhtereme sormak isteriz! Kadın bedeni süsse, değerli ise, korunması gerekiyorsa niye döverek, tekmeleyerek, bıçaklayarak, asıp keserek öldürüyorsunuz?

Kamuoyunun ve biz kadınların yakından tanıdığı TRT’de yayınlanan “Gönül Dünyamız” programının yapımcısı Ömer Tuğrul İnançer, kendince çıtayı daha da yükseltmiş: “Çalışan kadın kocasının emrinde olmayı haysiyetine uygun bulmuyor ama patronunun, elin adamının hizmetinde olmayı haysiyetine uygun buluyor. Kadının ekonomik aldatmacalardan vazgeçmesi gerekir. Boşanmaların kimler arasında olduğunu araştırın bakalım. Ben eş demem, eşitlik yoktur, ben karımla, çocuğumla eşit değilim.” Hazret şunu demek istiyor: Kadınlar dizinizi kırın evinizde oturun, kocanızın eline bakın boşanmalar azalsın.

Anestezi Teknisyenleri Derneği açıklamış: “Gaza maruz kalıyoruz, hep kız çocuk sahibi oluyoruz.” Şimdi daha iyi anlaşılıyor Gezi Parkı’nda destan yazanlara “biber gazı kullanın” talimatının nedeni! Kız olsun, dövelim, eve kapatalım…

Tüm bunları gözden geçirince, iş başa, biz kadınlara düşüyor.

Değerimizin farkında olalım.

Not: Ülkemiz aklı fikri tiyatro, sinema, şiir olan bir sanatçısını, Cumhuriyetimiz en namuslu ve üretken koruyucularından birini yitirdi.
Tuncel Kurtiz! Turgut Özakman! Işıklar için de yatın.
Kolay yetişmediğinizden acınız kalıcı oluyor.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

şakir
2 Ekim 2013 20:37

başımızdakilerin zihniyeti,kadının karnından
sıpayı,sırtından sopayı eksik etme zihniyeti-
dir.asıl sopalık olanlar,bu kafadaki magan-
dalardır...

Sudan Nesim
1 Ekim 2013 19:47

Din güzel ahlaktır öncelikle. Hırsızlardan kadınlar takıp takıştıramıyor. Sahte takılara gidiyor paralar. Diyanetin görevi güzel ahlak ,iyi insanı ilişkileri, yardımlaşmayı, huzur yayar. Bir de asıl önemlisi bu bence, laik sistemde dinler ve mezhepler arası anlaşmayı, hoşgörüyü sağlamak.Tanrının yarattığı varlıkların hepsi güzeldir,var oluş nedenleri vardır.Hiç biri süs eşyası değildir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI