Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

30 Eylül 2013

Modacı Şansal’ın maceraları…

“Tük’üm, Kürd’üm, Laz’ım, Gürcü’yüm, Arab’ım, Ermeni’yim, halkım, Anadoluyum” “Ben varım”, “burdayım”, “insanım” Haklarım var” “Doğamı çevremi, parkımı savunacağım” “Gezi Parkına dokunma, ağaçları kesme” “Hayatıma, kişisel hak ve özgürlüklerime karışma” diye ayağa kalkan bu coğrafyanın tüm bileşenleri, onların politik temsilcileri barışçı demokratik direniş haklarını kullandılar. “Gezi direnişiyle” sembolize olan bu halk hareketi, ülkenin dört bir yanına dalga dalga yayıldı.

Devletten kaynaklı şiddet emsali görülmedik biçimde halka yöneldi.

Ağır bedeller ödendi…

Ve sürecin ilk adımını direniş kazandı.

Halkın canını yakan, afrayla, tafrayla, dilinden zehir akarak demogoji yapan RTE geri adım attı. Gezi Parkı’nın yeşil kalması, Başbakan’ın tüm söylediklerinin, yaptıklarının tekzibidir. AKP rejimi halktan esaslı bir tokat yedi.

Demokrasi, özğürlük ve ülkenin normalleşmesi için mücadele sürüyor. Halkın ortak sloganları durumu çok iyi ifade ediliyor;

“Her yer Taksim, her yer direniş”

“Bu daha başlangıç mücadeleye devam”


AKP’DE OYUN ÇOK

Emperyalizmin işbirlikçisi yeni muktedirler boş durmuyor. Ele geçirdikleri “ceberut devletin” tüm gücünü kullanıyorlar. Medyanın yüze 95’i kontrollerinde. Adamlar dünyada eşi benzeri görülmemiş manipülasyonlar yapıyor. Halk direnişini karalamak için akıl sınırlarını zorlayan iftiralar atıyor, komplo teorileri üretiyor, yalan haberler yayıyorlar. Eline pala, sopa verdikleri kışkırtılmış yandaşları piyasaya sürüyor, insanlarımızı yaralıyor, öldürüyorlar.

Muktedirler bu aralar “Gezi’de nasıl kandırıldıklarını iddia eden” insanları TV’lere çıkarıp konuşturuyor. Popülar şahıslara önemli

”ifşaatler” yaptırarak kafa karıştırmaya çalışıyorlar…

Eksikliklerine, zaflarına Gezi Direnişinden, onun ruhundan giderek uzaklaşmasına rağmen direnişe katılan, bileşenleri arasında yer alan CHP’ye dönük ciddi saldırılar var. Elbette konu sadece CHP değil. Öncelikle öyle gözükse de aslında saldırı bütün olarak halk direnişine yönelikdir.

BARBAROS ŞANSAL DEVREDE

Gezi eylemlerine verdiği destekle öne çıkan ulusal modacı olarak ün yapan Barbaros Şansal, palalı saldırının arkasında durup dururken CHP’nin olduğunu söyledi. Açıklama şöyle; “Yine bir gece Taksim'deki bir kafede CHP İl Başkanlığı danışmanlarından bir tanesi bana Talimhane'den çok yakında palalı birinin çıkacağını, konuştuklarını bunu AKP'nin üzerine atacaklarını söyledi. Yalnız değildim. Yanımda Gürsel Tekin vardı. Başka şahitlerim de vardı" diye konuştu.

AKP sözcüsü ve Genel başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve yandaş medya bu açıklamanın üzerine balıklama atladılar. Çelik, Barbaros Şansal’ın ‘palalı’ saldırganla ilgili iddiası için savcıları harekete geçmeye davet etti. Böylece Gezi direnişine ve CHP’ye karşı propagandanın dozunu iki tık yukarı çıkarmış oldu. Bir ‘direnişçi’ gibi gözüken Şansal önemli adam olmuştu. Açıklamaları ise dahada önemli…

Şansal, ifade ettiği “CHP İl Başkanlığı danışmanın” adını vermiyor, kim olduğunu bilmiyor, yüzleşmeden yana değil. CHP İstanbul İl Başkanlığı yayınladığı bildiride soruyor. “Bu sözler gerçekle ilgisi olmayan bir iftiradan ibarettir. Şansal iddiasını ispatla mükelleftir.” diye çağrıda bulunsa da

Şansaldan tıs yok. Ne bir ses, ne bir açıklama …

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de modacı Şansal'ın iddialarını gerçeklikle ilgisinin olmadığını belirti. Tekin, ''Tamamen asparagas'' dedi. Şansal'ın kendisi için 'şahit oldu' iddialarını da kesin bir dille yalanladı.

O günlerde medyaya da yansıyan bilgileri, haberleri hatırlayalım birazcık…

Barbaros Şansal'ın palalı saldırganın Fas'a gitmesinin ardından,

"AKP'li terör kollarının, palalı saldırganı THY uçağı ile Fas'a kaçırdığı kesinleşti.' şeklinde twitler atmıştı. Şimdi de aynı Barbaros Şansal,

“Palalı saldırının arkasında CHP’nin olduğunu’ söylüyor…

BU ŞANSAL’DA DA OYUN ÇOK

3 Ağustos'ta attığı twitte “kaçırıldığını” ifade etmişti. Saat 23.30 sularında Halk TV’nin canlı yayına telefonla bağlanan Şansal polisin Taksim’de uyguladığı şiddet hakkında konuştuktan sonra telefonu kapatmıştı. Reklam arasında Naklen yayındaki Halk TV spikeri Lale Özan Arslan’a mesaj çekerek ”Kapımda siviller var, sanırım gözaltına alacaklar” diye yazdı. “Bundan sonra ‘İnternet bağlantım da kesildi” Barbaros Şansal’ın bu sözlerinin ardından, Halk TV spikeri Lale Özan Arslan’la bağlantısı koptu diye açıklandı. Şansal’ın yakın arkadaşı Güvenç Dağüstün, Odatv’ye yaptığı açıklamada, “Evet gözaltına alındı.” diye bildirdi.

Daha sonra “kaçırıldığına” dair laflar ortalıkta dolaştı.

3 kişinin kendisini sivil polis diye tanıtarak arabaya bindirdiklerini ancak arabada söz konusu kişilerin polis olmadığını anladığını söylemiş Şansal bey: “Beni arabaya bindirdikten sonra Pirinçli Köyü’ne götürdüler. Sabaha kadar orada tuttular. Kötü muamelede bulunmadılar. Sadece konuştular. Ancak ne söylediklerini şimdi konuşmak istemiyorum. Döndüğümde Sarıyer Polis Karakolu’na giderek ifade verdim ve şikayetçi olmadığımı söyledim.” diye açıklama yaptı.

Sonrasında hiç ayrıntı yok, sesi çıkmıyor, yaşadıklarını anlatmıyor. Madem kaçırıldı durumu polise neden şikayet etmiyor. O da olmadı kendisine yapılanları TV’lere çıkıp halka da anlatıp, şikayet etmiyor …

Gürsel Tekin yaptığı basın toplantısında Şansal'a çağrıda bulundu, " Seni kim kaçırdı? Seni kaçıranlar iktidarla ilintisi olan adamlar mıdır ? Herhangi bir yetkili midir ? Bunları kamuoyuyla paylaşmazsanız, AKP'nin oyununun parçası olacaksınız" dedi ama gene bir cevap yok…

DAHA NE İFŞAATLAR, NELER, NELER GÖRECEĞİZ

Ne dersiniz, Şansal’ın bu büyük “ifşaatları” “kaçırılma” seneryosunun devamı olmasın…Yalandan, komplo teorilerinden kim ölmüş. Arkası nasıl olsa sağlam gözüküyor. Salla gitsin nasıl olsa sallamanın sermayesi de yok.

Kendini “Terzi yamağı” olarak tanıtan bu şahsı

“Ulusalcılar” pek seviyor, gazete sayfalarını sonuna kadar ona açıyor.



CHP’liler bağrına basıyor, ekranlar ona açılıyor.

Şansal bey için de zaman ve zemin uygun. Adam öne çıkmayı yaşam tarzı olarak benimsemiş. Direniş alanlarından, mitinglerden, TV ekranlarından eksik olmuyor.

Her şeye maydanoz.

Ağzı kalabalık. Nasıl olsa “efemine tonda” konuşanları bu millet ekseriyetle seviyor da.

Oysa adamın o cilalı görüntüsünün arkasında kafasının içi Nazım Hikmet’in bir şiirinde ifade ettiği “oruspu odası” gibi karmakarışık. Azbuçuk politik deneyimi olan kolaylıkla anlar bunu…



Bakalım, bu her yere sarkan, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bu modacının daha ne “icraatlarına” tanıklık edeceğiz…

Merak ettiğim bir diğer konu ise bu zat “Ulusalcı” çevrelerde, CHP mecralarında eski itibarını görecek mi? Çünkü benzer konumdaki altı üstü boş her yere sarkan, ırkçı, yeminli sağcı, demokrasi düşmanı, solla, sosyal demokrasiyle hiç ilgisi olmayan adamlar köşe yazarı, yorumcu olarak “muhalif” oldukları gerekçesiyle baştacı ediliyor.

İnanmayanlar naklen yayınlar dışındaki HALK TV programlarını izlesin








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

vedat
9 Ekim 2013 20:26

Salman'ın maceralarına bakıldığında şöyle bir kitabı olduğu görülüyor: "Türklerin Dayanma Sınırı Nereye Kadar?"

Salman ulusalcı mıymış?

külyutmaz
9 Ekim 2013 18:27

maşallah bakıyorum hem yazıda hem aşağıdaki yorumlarda her türlü hakaret havada uçuşuyor. Hem cinsel kimliğine, hem mesleğine ağza alınmayacak hakaretler.

Zamanında AKP'ye her türlü desteği veren Cemil İpekçi'ye bunun onda birini söylememişti bu zatı muhteremler, onu da okuyanların yorumuna bırakıyorum.

Ercan
9 Ekim 2013 10:26

Bu ulusalcı denen sonradan yapay bir şekide oluşturulmuş olan projenin iyice incelenmesi lazım! Toplumda hiçbir karşılığı olmayan, hiçbir gerçekliği ve sahiciliği olmayan zorlama bir siyasi görüş!
Bunlar yıllarca Sülayman Demirel'den umut beklediler bizi AKP'den kurtarsın diye! Türk metal sendikasının patronu Mustafa Özbek'le hertürlü ilişkiyi kurdular. Mustafa Özbek bildiğim kadarıyla Cumhuriyet gazetesinin hisselerini satın aldı! Mustafa Balbay, Mustafa Özbek'in danışmanı ve sağ kolu idi.

nevzat
9 Ekim 2013 09:52

haklısınız. karanlık birisi. Aynı haham başı Tuncay Güney gibi bir yerlere girerek daha sonra bilgileri ilaveler katarak dışarıya sızdıracak diye bekliyorum. CHP yi hedef alan konuşması akp nin işine geleceğinden, kimin tarafından kullanıldığı da ortadadır.

B.DÜZÜ
7 Ekim 2013 01:43

Siyaset moda olunca böyle yırtık dondan çıkan siyasete soyunan siyasi modacıda olur tabi...
Yırtık donlu demokrasi olmasa bunlarda prim yapmazdı.
Siz hiç bir maden işçisinin ulusal kanal yada halk tv de program yaptığını gördünüz mü,YADA adı İŞÇİ olan bir partide yönetici olduğunu. Yada bu kanalın ARABALARININ markasını ve modelini merak ettinizmi. Kim kullanır ,kimler biner .Reklam yok,DOĞRU DÜRÜST GELİR YOK kim finanse eder be kardeşim....

Tüm Yorumlar (11)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI