Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

1 Ekim 2013

AKP suçüstü yakalandı...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'li Başkanı Kadir Topbaş, kamu kaynaklarını ''kişisel serveti'' gibi harcıyor. 2019 yılında yapılıp yapılamayacağı dahi belli olmayan metronun kağıt üzerindeki planları gazetelere verilen ilanlarla halka duyuruluyor. Bu ilanlarda, belediyenin 2019 yılında İstanbul'un dört bir yanını metroyla öreceğinin propagandası yapılıyor. Alt metinde ise kitlelerin bilinçaltı teslim alınmak isteniyor. AKP sanki 2019 yılına kadar iktidarda kalacakmış gibi bir hava estiriliyor...

Gazetelerde kullanılan fotoğrafları görmüşsünüzdür... Birçok gazetenin ana sayfasında yayınlatılan ilanlarda, Başbakan Erdoğan ile Kadir Topbaş yan yana görülüyor. Topbaş, bu fotoğrafı gazetelerde yayınlatarak adeta belediye başkan adaylığını da ilan ediyor.

AKP'yi tanıyanlar bilirler... Böyle bir ilan, Başbakan Erdoğan'ın ''olur''u alınmadan gazetelerde yayınlatılamaz. Belli ki; Kadir Topbaş, bugün itibariyle, Erdoğan'dan adaylık vizesini aldı ve kamunun parasını yandaş gazetelere istediği gibi dağıtmaya başladı. Belli ki; ilanın hangi gazetelere verileceği de bizzat Başbakan Erdoğan'ın ''olur''undan geçti. ''Yok canım, daha neler... Başbakan gazetelere verilecek ilanlarla mı uğraşacak?'' diyenleriniz olduğuna eminim... Siz yine de bu kadar emin olmayın... Başbakan Erdoğan, bu tür detayların tümüyle uğraşıyor. AKP'de Erdoğan'dan habersiz kuş bile uçmuyor!

Hadi; sizi ikna etmek için, başka bir örnek daha vereyim:

Kadir Topbaş ile Erdoğan'ın fotoğraflarının tam sayfa yer aldığı ilanlar, hangi gazetelere verilmedi?

Hemen sayalım:

Evrensel, Birgün, Yurt, Özgür Gündem, Aydınlık, Sözcü, Yeni Mesaj, Sol ve Yeniçağ...

Peki, o ilanların yayınlanmasından iki gün sonra büyük bir tantanayla duyurulan ''Demokratikleşme Paketi''nin açıklanacağı toplantıya hangi gazeteler çağırılmadı?

Evrensel, Birgün, Yurt, Özgür Gündem, Aydınlık, Sözcü, Yeni Mesaj, Sol ve Yeniçağ...

Liste değişmiyor! Üstelik, bu liste, Başbakan tarafından bizzat ambargo konulan TV'ler eklenince daha da uzuyor. Biliyorsunuz, yukarıda adı geçen gazetelere ek olarak, Halk TV, Ulusal Kanal, Hayat TV ve İMC TV de Başbakan Erdoğan'ın basın toplantısına alınmadı. Üstelik de komik bir gerekçe gösterilerek... Başbakanlık, ''Salonda yeterli yer yok'' diyerek, muhalif yayın organlarının temsilcilerini salona almadı. Salona girebilen gazeteciler ise Başbakan'a herhangi bir soru soramadı! Böylece, memleketimiz, bir günde sessiz sedasız bir biçimde ''demokratikleştirildi.''

Şimdi meselenin bir başka boyutuna bakalım:

Kadir Topbaş, kamu kaynaklarını, kendisini destekleyen yayın organlarına adeta ulufe gibi dağıtıyor. Kendisini eleştiren ve kamu adına soru soran yayın organlarını ise cezalandırıyor! Böylece, medya ilan - reklam tehdidiyle hizaya çekiliyor; üstelik halkın parası kullanılarak...

Başbakanlık ise politikalarını eleştiren yayın organlarını ''andıçlıyor.'' 28 Şubat sürecinde askerlerin medyayı andıçladığını söyleyen ve bunu yıllardır malzeme yapan AKP, askerlerle aynı yöntemleri kullanıyor. Asker de AKP de beğenmediği yayın organlarını ''andıç''layarak halkın haber alma hakkını engelliyor.

Artık rafa kaldırılan Anayasa'nın 36. maddesi, AKP'nin bu uygulamasının ''suç'' olduğunu açıkça yazıyor. Halkın haber alma hakkının engellenmesinin başka bir adı yok çünkü...

Muhalefet cephesi ise bu durum karşısında ne yazık ki sesini dahi çıkarmıyor; çıkaramıyor... Muhalefet her geçen gün sessizliğe bürünüyor...

Şimdi bir düşünün:

CHP iktidarında Recep Tayyip Erdoğan muhalefet partisinin lideri olsaydı ve Yeni Şafak Gazetesi, Başbakanlık toplantısına alınmasaydı... Kim bilir neler olurdu...

AKP ''andıç'' yapması ve suçüstü yakalanmasına rağmen, muhalefetin yeri göğü inletmemesi, iktidarı daha da cesaretlendiriyor.

İşte bu cesarettir ki; kamuda türbana serbestlik getiren düzenmeler bile rahatça yapılabiliyor. Bu düzenlemenin, kaos ve kargaşaya yol açacağı açıkken, kimse bu gerçeği dile getiremiyor.

''Kamuda türban serbestliği'' demokratik değil; kaos ve karmaşanın ilk adımıdır! AKP'nin siyasal islamı istismar eden bu atağı, beraberinde yeni sorunları da getirecektir. ''Muhafazakar'' kesimlerin ağzına bir parmak bal çalan AKP iktidarı, Türkiye'de çatışma/kaos/karmaşa yaratarak iktidarda kalabilmenin yollarını aramaktadır. Yeni paket, Türkiye'nin üzerine bir karabasan gibi çökecektir.

www.twitter.com/barisyarkadas








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

adnan
6 Ekim 2013 12:24

Dün gece Beyaz TV'de Gürkan Hacır Mustafa Sarıgül'ün yolsuzluklarıyla ilgili olarak korkunç iddialar gündeme getirmesine rağmen bu iddiaları nedense GG'de göremiyoruz.
Sarıgül'ün lehine karartma mı yapıyor GG acaba?

buyukG
6 Ekim 2013 11:55

bu gun de soracagım;(5) )konya mılletvekılı Atıla kartın "ORTAKVATAN" la ne demek ıstedıgı nasıl olacagı hakkında yonetımden acıklama beklıyoruz halen yapılmadı.
not;erdoganın paketındekı maddeler ıle ORTAKVATAN ıbaresı ıle gerceklesmısmıdır. bılmek ıstıyoruz.

chplı uye arkadaslar(!) nıye bu konuda agzınızı bıcak acmıyor

hasan akıl
5 Ekim 2013 21:38

İstanbul muazzam bir geliri olan il yemekle yedirtmekle bitmez.Kadir TOPbaş aday olup olmayacağını bilmeden sallayıp duruyor.Yaptığı metrolardaki pislikleri duymazdan geliyor tıpkı patronunun duble yollardaki ahlaksızlıkları görmezden geldiği gibi.



ŞABAN
5 Ekim 2013 21:07

Erdem AKEL
4 Ekim 2013 12:13

Değerli Erdem Akel dostum, yorumuna katılıyorum... Burada bir konuya açıklık getirmek gerekiyor. ABD özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslarüstü (transnational - Türkçeye yanlış olarak "uluslararası" diye çevriliyor) sermayenin merkezi oldu. Bunun nedenlerini Erdem Akel dostum benden daha iyi bilir... Ve dünyada öyle bir hava yaratıldı ki, sanki ABD uluslarüstü sermayenin kendisidir. Oysa, gerçek bu değil. Bugünkü koşullarda ABD yavaş yavaş merkezi konumunu yitiriyor. ABD'yi vuran, emperyalizmin doğası gereği yalnızca mali sermayenin değil, yatırım sermayesinin de küreselleşmesi oldu. Bugün, uluslarüstü sermaye birden çok merkezde yoğunlaşıyor görünüyor... Bu süreçte ABD ile ilgili sorun, hala yayılmacılığın jandarmalığını üstlenmesinde. Ne de olsa sürecin ilerlemesi için "zor" gerekiyor. Ve "zor" amacına ulaştığında, ABD göreli olarak kaybetmiş olacak; yani başlıca merkez olma konumunu yitirecek... Kısaca, ABD kendi sonunu hazırlıyor.

muzafferersoy
5 Ekim 2013 19:58

YILAZ ÖZDİL.
Yılmaz Özdilin yanıldığı nokta. ben öncede bir yazı yazmıştım , insan düşmanına ağlar mı? şu gerçek ki ben ağladım. Başta Saddam, Kaddafi, Hüsni mübarek ve şimdi esat daha sonra arapların kırallar, bunlar adam olsalardı Mustafa Kemal gibi dünyanın gıpta ettiği bir lideri örnek alırlardı, demek ki maun surasi onları engelledi. Bu gün Anadoluda bir söz vardır "Kendi köpeğimi döverim ama, başkasına sille vurdurtmam" Bu toplum bu nedenle esadı korumuya çalışıyor yoksa hak ettiğinden değil öyleyse suriyedeki demokrasi ile memleketimin demokrasine bir bakalım. Bir taraftan aclık sınırında yaşayan emekli çalışan bir taraftan milyarlarla aylık alan kesim, bir taraftan birileri değerlerini yaşarken birilerinin Cem evleri hakları muamma. Demekki Yılmaz Özdil ya cümleyi tamamlayacaktı, yada ete süte dokunmadan geçiştirecekti yıllanmış kahramanlığını bir çırpıda yok etmeyecekti, ne diyelim

Tüm Yorumlar (96)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI