Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

7 Ekim 2013

Herkesin gökyüzü farklı artık!

Yine aynı şey:
Devlet Baba kızdı ve cezalandırdı…
Bu kez Van’da sıra…
Van’daki depremzedelerde…
Önce “Konteynerlerden çıkın” dedi, çıkmadıklarını görünce, elektriklerini kesti…

Çocuklar battaniyelerle ısınıyor(!) artık konteyner kentlerde…
Mum ışığında ders çalışıyorlar ve biliyorlar ki; şükretmek zorundalar(!) çünkü ‘kalıcı ikametgahları olmadığı’ için neredeyse okullara kabul edilmeyeceklerdi…
Şimdi okullarına 3-4 kilometre yürüyorlar ama olsun; yürüyebiliyorlar ya… Kar-kış basmadan yürüyebildikleri kadar yürüsünler!

Bunları kısaca özetlemek gerekirse; ‘kiracı ve tapusuzlar’ demek hiç de yanlış olmaz.
Radikal’in haberine göre açlık grevinin sürdüğü konteyner kentte 110 kiracı ve tapusuz aile var. Önce 5 bin kişinin kaldığı bu kentte(!) ev sahibi olanlar TOKİ’nin konutlarına yerleştirilmişler. Ama ellerinde tapusu olmayanlar kalmış!

E çağ, mülkiyet çağı değil mi ya?
Aynı gökyüzünün altında yaşamak bir şey ifade etmez o yüzden!
Gökyüzünü farklı kılan(!) bazı belgelere ihtiyaç var artık!

110 ailenin belgesi de yok, parası da…
Ama barınma haklarını savunuyorlar, bu yüzden de açlık grevi yapıyorlar…
Devlet Baba (!) da diyor ki;

“Bizim tespitimiz buradaki yaklaşık 255 hanemizden 100 civarında ailenin yardıma ihtiyacı olmadığı yönünde. 100 civarındaki ailenin durumu iyi. Arabası olan, başka kentlerde evleri olan, kamu kurumunda çalışıp maaşı olanlar var. Bana bazı kişilerin 4X4 cipleri olduğunu söylediler”

4x4 cip sahipleri ile gecede yaktıkları 5 mumun parasını bile karşılayamadıklarını söyleyen insanlar, aynı kişiler mi gerçekten?
Ya da başka kentlerde evi olmasına rağmen, açlık grevi yapıp, ölümü göze alanlar?
Veya kamu kurumunda çalışıp, yüklü maaş alıp, tezekle çay yapmaya katlananlar?

Devlet babanın önce oturup bunları düşünmesi gerekiyor galiba…
Ama bu kadar yüksekten konuşmadan!
Bu kadar suçlayıcı olmadan ve bu kadar rekabete girmeden!

Evet sorun bu işte…
Baba oğluyla bilek güreşi yapmaktan hiç çekinmiyor bu ülkede…

“Şunu yap” diyor, yapmıyorsa, cezalandırmak için elinden geleni yapıyor, ‘elinden geleni haklı kılmak’ için de karşısındaki ‘oğul’u yine elinden geldiği kadar hırpalıyor ve aşağılıyor!
İstediği hep aynı:
Hep haklı olmak!

İyi de zaten açlık grevi yapılan bir yerde, devlet haklı olmaz ki!
Olmadığı için açlık grevi yapılıyordur!
Olmadığı için ölüm bile çözüm gibi görünüyordur!
Olmadığı için ısrar ve isyan vardır!

Ve sadece hep haklı olma isteği yüzünden; insanların ‘4x4 cipten inip, ölümün kucağına yatabileceği’ gibi iddia bile normalleştirilmeye çalışılıyorsa, bütün kavramlar anlamını yitiriyor demektir!
En çok da adalet kavramı!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI