Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

9 Ekim 2013

Paketlik Demokrasi

Yıllar önce “ELVEDA CUMHURİYET” diye yazmıştım. Karamsar bulmuştu yazıyı dostlarım.

Yine yıllar önce, “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEN EL CUMHURİYET-ÜL İSLAMİ’YE” diye başlık koymuştum yazıma. Aşırı bulmuştu yakınlarım.

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. Kehanet değildi düşündüklerim. Çünkü AKP’nin geçmişten geleceğe, başta laiklik ve çağdaş eğitim olmak üzere Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in kazanımlarına, Cumhuriyet’i kuran kadrolara düşmanlığa varırcasına karşıt olduğu belirgindi. Kayseri’den Mekke’ye kadar bu isyanın hırçın gösterileri belleğimizdedir. Nitekim ardından bu partinin “laiklik karşıtı söylem ve eylemlerin odağı olduğu” Anayasa Mahkemesi’nce onaylandı.

Geçen hafta başbakan “DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ” adını verdiği bir metin açıkladı kamuoyuna.

Özel yetkili mahkemelerin yürürlükte olduğu,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) en çok şikâyet dosyası giden, keza AİHM’e en çok tazminat ödeyen ülkenin Türkiye olduğu,

Bitmez tükenmez tutuklamaların, uzayıp giden duruşmaların yaşandığı,

Yalancı şahitlerin, gizli tanıkların, sahte raporların öne çıktığı yargılamaların, yetkin hukukçular tarafından eleştirildiği bir ortamda, “ileri demokrasi” amacıyla açıklanmıştı o metin. Kısaca, şeriat ikramına birazcık etnik sos eklenmişti, o kadar.

Aslında kendi yarattığı açmazların içinde bunalan iktidarın çaresizlik içindeki savunmasıydı yazılanlar. Ülkemiz insanlarını birleştirmeyip bölen, bütünleştirmeyip parçalayan o paket, demokrasi adına, temel hak ve özgürlükler adına umut olmayan düşünceler içermekteydi ve de samimi değildi.

AKP iktidarı yıllardan beri şeriatla kalkıp tarikatla yatmıştır. Devlet yönetiminin her alanında inanç öncülüğünde mezhep ayrıcalığı uygulamıştır. Eğitimde, yargıda, yerel yönetimlerde, üniversitelerde ayrımcılık öne çıkmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı devlet bütçesinden 11 bakanlıktan daha çok pay almıştır. Öyle ki o pay 2, 3 hatta 4 yatırımcı bakanlığın toplam bütçesini geçmiştir. Giderek, Diyanet İşleri Başkanlığı diğer bakanlıklara memur, şef, müdür, müfettiş yetiştiren bir kurum olma görevi de üstlenmiştir. Bu iktidar döneminde inanç öncülüğü kamusal alana yansımış, çalışan kadın sayısı gönden güne azalmış, etek boyu, ruj rengi, saç görünümü, tesettür işe alınmada, terfi, tayin ve nakillerde ölçü olarak değerlendirilmiştir. Bugün ülkemiz insanı Sünni- Alevi, Laik- Dinci, Türk- Kürt diye bölünmüştür adeta.

Sonuç olarak “dindar ve kindar nesil” yetiştirmeyi eğitimin temel ilkesi sayan, “minareli, süngülü, kalkanlı” savaşçılarla yola çıkan başbakandan, kardeşlik türküsü beklemek hayaldir.

İki hafta önce sinema, tiyatro ve tarih dünyamızdan iki büyük sanatçı ve yazar kaydı. Kısaca biri emeğin, diğeri Cumhuriyetin savunucusu idi. Bu iki büyük değer hakkında ne cumhurbaşkanından, ne başbakandan, ne de kültür ve eğitim bakanlarından tek bir cümle çıkmadı. Tuncel Kurtiz’i, Turgut Özakman’ı haber yapan yandaş basın ise aşağılayıcı sözcüklerle iletti ölüm haberlerini okurlarına.

Demokrasi inanç özgürlüğüdür, düşünce özgürlüğüdür ve bu özgürlüklerin yasalarla güvence altına alındığı rejimdir. Montesquieu; “Vatandaşın suçsuzluğu güvence altına alınmazsa, özgürlüğü de güvenli olmaz” der. Kişi hak ve özgürlüklerinin, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, polisin yetki ve görevlerinin tartışıldığı, hapishanelerinde dünyanın en çok gazeteci, fikir ve bilim adamlarının olduğu ülkenin Türkiye olduğu bir ortamda, demokrasiden uzak bir demokratik paket, ancak metin olarak kalır, hayata geçmez. Paketteki seçimle ilgili öneriler, alfabe ile ilgili düzenlemeler iktidarın geleceğe yönelik korku ve telaşının simgesidir.

Sonuçta aylardır gizli açık hazırlandığı yazılan paketten “paketlenmiş bir demokrasi” bile çıkmadı.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

H.YILMAZ
13 Ekim 2013 11:24

BOŞUNA SÖYLENMEMİŞ, ''ÖNYARGILARI YIKMAK ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZOR' 'DİYE... ZAMANIN DIŞINDA VE GEÇMİŞE TAKILIP KALAN İÇİ BOŞ KİBRE VE ÖVÜNMELERE DEĞİL; GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMEKTEN KORKMAYAN ÜLKE OLMALIYIZ. KARNINDAN KONUŞMALAR YERİNE YÜZ YÜZE KONUŞMAYA BAŞLADIK ARTIK.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI