Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

10 Ekim 2013

Baharı Getirmenin Yolu

Başbakanın basın sözcülüğünden Hürriyet gazetesine dümeni kıran Akif Beki’nin patronunu “Göklerden beklenen kurtarıcı, büyük bir kitlenin son umudu” diye tanımlaması doğal. Ama gel de ona güven duy.

Şiddetin kutsandığı, palalıların meydanlara indiği, özel konumlandırılmış kişilerin stadyumlarda cirit attığı bir ülkede, gel de umutlu ol.

Sokakta, evde, kahvehanede, pazarda, otobüste sevgisizliğin, nefretin, kinin kol gezip- kol kestiği bir ülkede, gel de rahat ol.

Ölüm katsayısının tavan yaptığı, kadınların öldürüldüğü, gençlerin katledildiği, genç kızların kurbanlık koyun gibi alınıp satıldığı, trafik terörünün boş durmadığı bir ülkede gel de mutlu ol.

Giyime karışan, sanata bağıran, eğitimi yerle bir eden, spora uzanan, kadına ayar verip, evine yollayan, gençliği ayrıştıran, özgür düşünceye zincir vuran, bilim ve teknolojiyi dışlayan bir yönetimle, gel de huzurlu ol.

Bu ülkenin geleceğini düşünen, ülkesini seven, barışı, iyiyi, güzeli, ahlaklıyı yeğleyen insanları mutsuzsa o ülkede yaşamak keyif verir mi?

Şehname’nin yazarı İranlı şair Firdevsi diyor ki: “Baharı getirmek için kışı kovmalısın.” Ülkemiz için bahar şimdilik çok uzaklarda. Biliyoruz ki kışı kovarsak yakınlaşır. Bakın Beşiktaş’ı herkesin gönlündeki ya birinci, ya da ikinci takım yapan taraftar grubu Çarşı’nın içimizde güller açtıran şu sözlerine:

“Van’da bir yetimin boynundaki atkıdır Çarşı. Karabük’te bir maden işçisinin alnındaki terdir Çarşı. Hastanın damarına giden kandır Çarşı. Huzurevlerine terk edilenlerin evladıdır Çarşı.”

Firdevsi’den Çarşı’ya uzanırsak eğer, baharı yakalamak Van’daki yetimi düşünmekten, Karabük’teki emekçiye hakkını vermekten, bütün haksızlıklar karşısında yer almayı kendine erdem bilmekten geçer. Gerçek ve geçici değerler arasındaki farkı görmekten, tarihsel öykümüzün tüm yükünü omuzlayan ve sırtlananları unutmamaktan geçer…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI