Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

10 Ekim 2013

Kavak Yelleri

Merak ediyorum ve soruyorum; Gençlerin özgürlüğünün güvence altına alınması için bir paket açıklanacak mı? Peki ya kadınların hakları için?

Yoksa toplumun belli bir kesimi için özgürlük getiriyoruz diye sevinç naraları atanlar öbür yandan gençlerin ve kadınların her türlü özgürlüklerini kısıtlamaya devam mı edecekler?

Bu paketler Türkiye için “açılım” mı? Yoksa özgürlükler adına yaralı bir yüze boca edilen makyaj mı? Peki ya yaraların önce tedavi edilmesi gerekirken makyajla kapatmak çözüm mü?

Demokratikleşme paketinin detaylarına girmeyeceğim. Benim değinmek istediğim konu 2020 Olimpiyat adaylığımızda tarih yazan(!) bakan Suat Kılıç’a bağlı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (YURTKUR), ülke genelindeki karma öğrenci yurtlarının kız ve erkek yurduna dönüştürülmesi için düğmeye basmış olması... Biliyorsunuz ki demokratikleşmek(!) için harıl harıl çalışan hükümet, gençlerin “kızlı-erkekli” sosyalleşme meselesine kafayı takmış vaziyette…

Bu bağlamda yurtları ayırma kararı alan YURTKUR, gençleri okullarından kilometrelerce uzağa tabiri caizse “sürgün” ediyor. Bu sürgün uygulamanın pilot bölgesi ise tabi ki İzmir! Ege Üniversitesi içindeki yurttan, Çiğli, İnciraltı ve Tınaztepe yurtlarına gönderilen erkek öğrencilerin trafik çilesi bitmiyor.

Gençlerin kızlı-erkekli sosyalleşmesini potansiyel tehlike olarak gören bir iktidar var… Gençlere şüpheyle bakıyorlar. Güvenemiyorlar. Onlar için dizginlenmezlerse hepsi birer suçlu adayı!

Ya kadınlar? Kadınlar farklı mı? Bir yandan Bakan Çelik, dekolte giydiği için Gözde Kansu’nun kovulmasına neden oldu. Öbür yandan 17 üyesinden sadece 1'i kadın olan Anayasa Mahkemesi, tek kadın üyesinin reddine rağmen sezaryen yasağını onayladı. Zaten başbakanın açıklamasından sonra fiili olarak kürtaj yasağı da uygulanıyordu. Alın size özgürlük, alın size demokrasi!

Peki kadınların bedenine ve özgürlüklerine vurulan prangalar paket paket demokratikleşen ülkemizde ne yana düşüyor?

Gençleri yasaklara boğan, kadınlara pranga takan bir zihniyet mi bizi demokratikleştirecek! Hadi canım… Bu samimiyetsiz girişimlere inanmamız mümkün değil. Bir yandan özgürlük başlığı altında başörtüsü kamuda jet uygulamayla serbest bırakılıyor. Aynı gün bir sunucu dekolte giydiği için işinden oluyor. Bu özgürlük kimin özgürlüğü? Bu demokrasi kimin demokrasisi?

Gençlerden Sorumlu Bakanlık gençleri sürgün ederken, “sözde” kadından sorumlu bakanlık giyim kuşamı yüzünden mağdur olmuş bir kadını görmezden geliyor. Sebebi çok açık… Çünkü onlar kendileri gibi düşünen, kendileri gibi yaşayan %50’in bakanları… Çoğunlukçu zihniyetin kendine demokratları!

İşte 31 Mayıs akşamı gençleri sokağa döken bu zihniyettir… Her türlü özgürlüğü sadece kendisiyle aynı görüşe sahip insanlar için savunan, sahte demokrasi anlayışı ile toplumun belli bir kesimini güvencesi altına alırken, diğer kesiminde sessiz bir öfkeye neden olan bu zihniyettir.

Ve bu zihniyet -önüne geçilmedikçe- sürekli yasaklar… Gençler ve kadınlar için yaşamayı, sevmeyi, dokunmayı yasaklar… Ve belki yakında özlemeyi, düşünmeyi, hayal etmeyi yasaklar…
Peki ya gençliğin başında esen kavak yelleri? Onu da yasaklamaya güçleri yetecek mi? Ne dersiniz?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI