Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

10 Ekim 2013

İstanbul seçimi, Sarıgül ve Gürsel Tekin

Türkiye 30 Mart 2014 günü yapılacak yerel seçime hazırlanıyor. Seçim, 11 yıldır iktidarda bulunan AKP ve Türkiye için yeni bir sınav niteliği taşıyor. Devletin tüm kurumlarını eline geçiren, kendi rejimini kuran AKP, halktan yeniden onay almak istiyor. Devlet olanaklarıyla, yandaş medyasıyla, yanlış algı yaratma konusunda canla başla çalışan

4 – 5 anket şirketiyle AKP, çoktan meydanlara çıktı. Ayrıca iktidarını korumak için akla, gelen gelmeyen her şeyi yapacağını hepimiz biliyoruz. Recep T. Erdoğan yeniden ''halkın yüzde bilmem kaçlık desteği benimle'' demek istiyor. O gazla da Cumhurbaşkanlığı ve 2023’lere kadar iktidar hayelleri kuruyor.

İçerde otoriterleşen, dışarda kanlı maceracı politikalara yönelen AKP Rejimi sürecek mi? Yoksa Türkiye’de bağımsız, çağdaş, demokratik, çoğulcu bir sürecin kapıları mı aralanacak?

İSTANBUL’A ÇOK KÖTÜLÜK YAPILDI

İstanbul 2600 yıllık bir kent olarak biliniyordu fakat yeni bulgular 7000 yıldan fazla bir geçmişi olduğunu gösteriyor. Emsallerinin harabeleri bile yok. Konstantinapolis, Dersaadet, İstanbul. Üç imparatorluğun merkezi oldu. İstanbul gerçek anlamda bir Dünya mirası. Sanayinin, ticaretin, bankacılığın, ekonominin kalbi. Sanatın, kültürün, edebiyatın, müziğin, sporun, modanın merkezi. İstanbul üzerine ne söylesek eksik kalır...

Bu yerel seçimlerde İstanbul “ilmek” gibi bir işlev görebilir. Kaybetmek AKP açısından çözülme sürecini başlatabilir. Ayrıca İstanbulu alanların bütün ülkede öne geçtiği tecrubeyle sabit.

Yaklaşık 18 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni AKP zihniyeti yönetiyor. Bu yıllar boyunca İstanbul’un temel sorunları yerli yerinde dururken ranta, yapılaşmaya dönük girişimler kural tanımaksızın sürdü. İstanbul çöken bir kent haline geldi ve tam bir beton denizine dönüştü.

“Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” edebiyatıyla, abartılı, gürültülü propagandayla, devletin ve yandaş medyanın gücünü kullanarak, yalan rüzgarları estiriyorlar. 24 milyarı aşan dev bütçe ile yaptıkları kimi gecikmiş sınırlı işler (metro, yol vs) abartarak gözümüze sokuyorlar. Yolsuzluk dosyaları havada uçuşuyor, türedi zenginlerin sayısı her geçen gün artıyor. İstanbul’un kabusu olan deprem konusunda ise ses ve ciddi bir icraat yok. İstanbul trafiği tam bir işkenceye dönüşmüş durumda.

Gezi Parkı AKP için bir turnusol kağıdı oldu. ‘Rant’ projelerine karşı çıkan halka, hayatı zından ettiler, Polis terörüyle İstanbul’u kabusa çevirdiler. Özgürlük ve çevre karşıtı olduklarını net biçimde anlaşıldı…

Başbakan Erdoğan’ın İstanbul üzerinde güçlü bir vesayeti var. Kendisi için iktidar kaynağı olan İstanbul’un her şeyine karışıyor. Gezi direnişi sırasında Topbaş’ı baypas etse de anladığımız kadarıyla süpriz bir durum olmazsa Kadir Topbaş AKP’nin yeniden başkan adayı olacak. Ama İstanbul seçiminde asıl muhatabın Başbakan Erdoğan olduğu tartışılmaz bir gereçek…

2009 SEÇİMLERİNDE İSTANBUL’DA NASIL BİR TABLO VARDI

Toplam seçmen sayısı: 8.805.040 -

Katılım: 7.173.310 - AKP: 3.092.493 (yüzde 44.34) - CHP : 2.566.588 (yüzde 36.80) - MHP: 359.486 (yüzde 5.15) - DTP: 323.778 (yüzde 4.64) - DSP: 96.486 (yüzde 1.38) - BBP: 76.572 (yüzde 1.10) Önümüzdeki seçimlerde ilk kez oy kullanacak genç sayısı İstanbul'da 470-500 bin civarında olduğu belirtiliyor. Buda yaklaşık yüzde 5’e oya tekabul eder.

Hiç hayalci olmaya gerek yok. Bu tablodan da somut biçimde görüldüğü gibi İstanbul’da AKP’nin karşısında alternatif parti CHP’dir.

CHP “statükocu-ceberut, şöven” çizgiden ne kadar uzaklaştı.

“sosyal demokrat-sol” partilerde olması gereken özgürlük, demokrasi ve “sosyal devlet” söylemini ne kadar öne çıkarıyor. Ülkenin “kürt sorunu dahil reel sorunlara” ilişkin somut perspektifler üretebiliyor mu? gibi temel konularda CHP üzerine söylenecek çok şey var. Hayata soldan bakan bağımsız bir haberci -yorumcu olarak CHP’ye yönelik eleştirilerimi şimdilik saklı tutuyorum.

CHP’NİN SORUMLULUĞU BÜYÜK

İstanbul yerel seçimlerinde AKP karşıtı muhalefetin önemli odağı CHP’dir.

CHP kendi dışındaki muhalif çevrelerle ve özellikle “Gezi Direnişi” ile oluşan toplumsal muhalefetle somut iş ve eylem birliği yapmaz, uyum sağlamazsa Türkiye ve İstanbul’da AKP’li yıllara devam eder. Başka da sihirli bir yol yok…

Herkesin çokça söz ettiği “Gezi ruhu” nedir?

AKP ’nin onbir yıllık otoriter ve baskıcı yönetiminin, antidemokratik uygulamalarının ve çevre düşmanı”rantçı” politikalarının insanlarda yarattığı birikim ve öfkenin dışa vurumu denebilir. Genel olarak halk direnişinin bütün bileşenleri, onların yarattığı muazam dayanışma, ortak talepler sürece eşlik etti, Türkiye de yeni bir ”ruh” oluşturdu. Kimdir bu gezi bileşenleri; Yaklaşık 128 parti, gurup ve çevreden oluşuyor. CHP-BDP-HDK-İP, Sosyalist parti ve hareketler, Kemalistler, çağdaş bir yaşamı savunanlar, çevreciler, kadın ve gençlik örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, farklı cinsel tercihi olanlar, taraftar gurupları, anti- kapitalist müslümanlar hemen aklıma geliyor. Eğer bu güçler İstanbul seçimlerinde bir araya gelir, mobilize olursa Türkiye’de yeni bir milat başlayabilir. Daha somutlalamak gerekirse CHP’nin oylarına yüzde 15 eklemek anlamı taşır. Bu oran ise AKP’nin İstanbul’da bitmesi demek…

CHP Istanbul adayını seçerken çok özenli olmak zorunda. Aynı şekilde ilçe belediye başkanı adaylarını saptarken de. Adayların kendi örgütleri ve toplum içinde karşılıgının olması öncelikle gerekir. İkinci konu ise parti içi demokrasinin işletilmesi. Aktif tüm üyelerin katılımıyla önseçim yapılmasının mutlak biçimde eğemen olması gerekir. Eğer bu konuda tutarlı davranılırsa, çeşitli gerekçelerle yan çizilmese Büyükşehir dahil 20’nin üstünde ilçe belediyesini CHP rahatlıkla kazanır…

CHP yetkilileri çok yerde “üyelerin katılacağı önseçim” “anketlerle eğilim yoklaması” gibi tekniklerden söz etselerde anladığımız kadarıya bu sefer de ağırlıklı olarak “merkez yoklaması” yapılacak. Özellikle İstanbul ilçelerinde iki, üç, dört dönemdir başkanlık yapan CHP’yi kısırlaştıran, gelişmenin önünü kesen adaylar mutlaka parti tabanının onayına sunulmalıdır. Bu aşamada hiç değilse ilçeler için “parti içi demokrasi” işletilmelidir.

Seçimlere adım adım yaklaştığımız şu günlerde CHP Genel Merkezi, Gezi Direnişi bileşenleriyle nasıl bir ilişki içinde olacak hala muğlak.

Partinin kendi için çok adayı var ama İstanbul için iki aday öne çıkıyor. Mustafa Sarıgül ve Gürsel Tekin. Sarıgül’ün ismi bilindiği gibi uzunca bir zamandır abartıyla ortada dolaşıyor.

SARIGÜL OLAYI NEDİR

Bir dönem Baykal’ın arkasında duran şimdilerde CHP'nin örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin ve Faruk Loğoğlu gibi isimler açıktan Sarıgül’e destekliyor. Kimi CHP’lilerin mesayilerini Sarıgül için harcadıklarını da biliyoruz. “Ne yapalım, biz de Sarıgül’den hoşlanmıyoruz ama İstanbul’u kazanmak önemli.” gibi ifadeleri yaygın olarak dolaşıma sokarak insanları ikna etmeye çalışıyorlar…

Bunun yanında AKP medyası’nın bir bölümü, merkez medya, Cemaat medyası ve Hıncal Uluç, Bekir Coşkun, Yalçın Bayer, gibi popüller gazeteciler sık, sık Sarıgül’den yana kalem oynatıyor.

Sarıgül parayı bastırıp Istanbul sokaklarında ısmarlama kişisel anketler yaptırıyor. “ Sarıgül İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olarak mı görmek istersiniz, Başbakan olarak mı?” sorusunu yöneltiyor. Halkla iyişkiler, eski yeni tüm tanıtım tekniklerini kullanıyor. Sarıgül ayrıca her ihtimale karşı elinin altında partiler tutuyor. Ama bir yandan da kendini CHP’ye dayatıyor. CHP, adeta Sarıgül'e mahkum gibi bir imaj yaratılıyor…

Sarıgül uç noktada altı boş kaba popülizm yapıyor. Konuşmaları tamamen yapay ve kaba ajitasyona içerikli. “Sevginin kazanması için yollardayım.” “biz yurttaşlarımızın Allah izin verirse, rabbim inşallah kısmet ederse yurttaşlarımızın yüzde yüzünü kucaklamak ve yüzünü güldürmek için yollardayız " ifadele onun söylem tarzını karakterize ediyor. “Düğün Evinin Tefçisi Ölü Evinin Yasçısı” olarak tanımlanan Sarıgül’ün amacına ulaşmak için her yönteme başvuracağına yıllardır tanıklık ediyoruz. ABD’den icazet alma girişimleri, medya desteği, geleneksel sermaye gurupları ile yakın diyaloğ içinde buna dahil. Kurgusal girişimler, halkla ilişkiler organizasyonunun iyi yapması Sarığül’ü öne çıkarıyor, ona abartılı ve balon bir imaj sağlıyor. Topladığı kalabalık, coşku hepsi kurgusal organizasyonlar…

Sarıgül, Sosyal Demokrat ideolojiden mi esinleniyor? Sol bir söyle mi mi var. Toplumun geleceğine ilişkin yeni ve özgün perspektifler mi üretiyor? İşçi sınıfı ve emeğiyle geçinenlere mi dayanıyor? Ya da Türkiye tarihinde önemli bir kırılmayı ifade eden Gezi direnişiyle bir ilgisi var mı? Alevi, Kürt meselesi gibi temel konularda duruşunun ne olduğunu bilen var mı? Bunları kimse tam olarak bilmiyor.

Sarıgül’le ilgili çok şaia, iddia ortalıkta uçuşup duruyor. Binlerce insanı mitinglere taşıması, özel uçak-helikopterle dolaşması, parayı nereden bulduğu akıllara takılıyor. Şirketleri, ortaklıkları, işleri vs, vs… Bunları irdelemek, hakındaki iddaları incelemek benim konum değil. Bunu uzmanların araştırmacılara bırakmak en doğrusu galiba…

Sarıgül’ün kendini ifade etmesine kimse karşı çıkmamalıdır. Aksine önemsenmeli. Çünki toplumumu ilgilendiren ciddi bir sosyolojik olayla karşı karışıyayız. Böylesine içi,dışı,altı, üstü boş bir politik figür nasıl olur da kaba ajitasyon ve organizasyon yeteneğiyle bu kadar etkin olabilir. Özel ve özenle incelenmesi gereken bir fenomen bence. Ama Sarıgül’le İstanbul’u almak ciddi hiç bir veriye dayanmayan bir tuzak sadece...

GÜRSEL TEKİN GÜMBUR, GÜMBÜR ADAY OLDU


CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel, Tuzla’da yaklaşık 5 bin kişiden oluşan grubun partisine katılım töreninde İstanbul için aday adaylığını ilan etti. Onun adaylığı bir taktik mi, değil mi ben bilemem. Ama Tekin’le ilgili onu tanıyan birisi olarak bildiklerimi paylaşmak istiyorum.

Öncelikle o bir parti emekçisi. Eleştirilecek yanları var. Seversiniz, sevmesiniz on yıllardır partisinin disiplinine bağlı nasıl canla başla çalıştığını herkes tanıkdır. İstanbul Belediye “başkanlığını kaldırabilir mi, birikimi, formasyonu buna yeter mi?” soruları yüksek sesle ifade ediliyor. Belki bilmeyenler vardır Tekin bir anlamda “çekirdekten yetişme bir belediyecidir” çok uzun yıllar Kadıköy Belediyesinde başkan vekilliği yaptı. Tekin’le ilgili yandaş medya, Aydınlık, Yalçın Küçük gibi çevrelerin gerçeği çarpıtan, iftira düzeyindeki idalları var. Kadıköy’de bir sinemaya ruhsat verdiği için ''görevini kötüye kullanmak'' suçlamasıyla yargılandı. Bu abartılan rutin dava zaten düşmüş durumda. Yani Tekin’in idda edildiği gibi ceza aldığı bir davası yok.

‘İstemazük’ diyenlerin bahaneleri elbette bitmez.

Tekin’in, gelmiş geçmiş tüm başkanlardan bir eksiği yok aksine fazlası var. Çünkü o “herşeyi ben bilirim” diyenlerden değil. Kadıköy Belediyesi’nde, İl Başkanı olduğunda hep bilim çevreleriyle, uzmanlarla çalışmış onları işin öznesi yapmıştır…

Tekin’de popülerlik derseniz fazlasıyla var. Geçen dönem Kılıçdaroğluyla birlikte sergiledikleri performans da ortada.

Tekin halka yakın bir isim. Tüm sosyal olaylarda tavrını ezilenlerden yana koyuyor. 1 Mayıslarda, grevlerde, gençliğin mücadelesinde, basın emekçilerinin eylemlerinde hep önde oldu. En son Gezi direnişindeki samimi tavrını da yakından izledik.

Hayat içinde güçlü bağları olan, Politik ve yerel yönetim deneyimi yeterli, Gürsel Tekin’in CHP’nin mevcut adayları arasında seçilme şansı en yüksek isim olduğunu düşünüyorum.

Diyelimki Gürsel Tekin’e parti içinde, dışında sert muhalefet var. “olmaz, yetersizdir, bu görevi kaldıramaz” gibi gerekçelerde ısrar ediliyor ve herkes ona karşı birleşti. Böyle bir durumda bile Sarıgül CHP adayı yapılmamalıdır. Çünkü Gezi bileşenlerinin ezici çoğunluğu, CHP tabanının önemli bir bölümü Sarıgül’e oy vermeyecektir.

Yalnız CHP için değil ülkenin ve demokrasinin geleceği için Sarıgül olmaz.

Bu ülkenin yeterince sıkıntısı, derdi, var zatenbir de Sarıgül bu ülkenin başına bela edilmesin.

TEKİN ADAY YAPILMAZSA BİR BAŞKA SOMUT ÖNERİ…

CHP İstanbul ile ilgili Türkiye ile ilgili sorumlu davranmak istiyorsa Gezi Direnişinin ruhunu, sonuçlarını dikkate almalıdır.

Örneğin parti dışında bir isim CHP adına aday yapılabilir.

Benim önerim Eyüp Muhçü. Elbette kamuoyunda bilinen, sevilen, mücadeleci kişiliğiyle tanınan ve İstanbul’a uygun başka isimlerde olabilir.

Neden Muhçu?

Muhçu, Mimarlar Odası Istanbul Büyükkent Sube Başkanıdır. En önemlisi Taksim Platformu’nun dönem dönem sözcülüğünü de yapan etkin ve mücadeleci isimlerinden. Mimarlar Odasını ve Eyüp Muhçu’yu yıllardır izlerim. Kente karşı işlenen tüm suçların karşısına dikildi, çözüme ilişkin tüm projelerin altında imzası var. İlerici, Çağdaş, Demokrat, toplumcu bir mimar.

Dünya görüşü olarak CHP’ye uzak değil, sosyalist parti ve çevreler, HDK, çağdaş değerlerden yana cumhuriyetçiler ona soğuk bakmaz.

Mesele popülerlikse 10-15 günde bu katlanarak arttırılabilir. Önemli olan sağlam ve tutarlı bir zemin çünkü. Bu da Muhçu’da fazlasıyla var.

Özetle, İstanbul bu seçimlerde AKP’den kurtulabilir.

Bu işte CHP’nin sorumluluğu veya sorumsuzluğu büyük olacak...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

AKIL TATİLDE Mİ?
24 Ekim 2013 21:56

Ayrıca tatil yapmak 'akıl' sağlığı açısından iyidir.
Muhterem " AKIL TATİLDE Mİ?"
***********
Bak güzel kardeşim,benim anlattığım o değil,onu bile anlamamışsın.Örneğin;kendin İstanbul'da kalıp,sadece aklını tatile gönderme meselesi ironik bir eleştiridir.

İkinci anlamadığın nokta:'Türkiye tarihi...' meselesine gelince,AKP'yi ve AKP'lileri vareste tutup,dünün tilkilerini öne çıkarırsan;istememiş olsan da,bu doğrudan AKP karartmacılığıdır,AKP'nin aklanmasıdır.

Merak ediyorum;Can Ataklı'ya saldırının bir benzerini Okyanus ötesinin sevgili müritlerine de yapabilir misin? Kim mi onlar? Yaklaşık bir yıldır medya polisajcılık yapıyor. Bilirsin, kerametleri kendilerinden menkul,çok okuyan(!) politikacılarımızı.

ALİ
24 Ekim 2013 16:47

"AKIL TATİLDE Mİ?"
Rumuzuyla yazan muhterem.
Ben döktürmedim ama sen laf salatasıyla maşallah 'bir dönemin tilkileri' olan Uzanlara çok iyi sahip çıkmışsın.

Lafa giriyorsun lakin meseleyi anlamamışsın. Uzanların bir dönöm sözcülüğünü yapan Can Ataklı ile ilgiliydi mevzu. Kafası karışık bir vatandaşa sadece bir bilgi notu hatırlatmıştım.

Bu ülkenin başına yakın tarihte Uzanlarda daha büyük bela olmak için Uzanlarda politik arenaya girmişti. Ama onların yerine daha ABD destekli, daha beceriklisi, daha örgütlü olan yeni muktedirler(AKP) musallat edildi. Özetle, gönlünü ferah tutabilirsin. "Dünün tilkilerinin" de yeninin çekirge sürülerinin de farkındayım ve koşulara göre hepsiyle uğraşmaktan yanayım.
Ayrıca tatil yapmak 'akıl' sağlığı açısından iyidir.
Muhterem " AKIL TATİLDE Mİ?"

Çalıkuşu
24 Ekim 2013 14:03

AKIL TATİLDE Mİ?
.......................

Vallahi de billahi de tatilde.
Yoksa Sarıgül Tekin çekişmesine kurban edilir miydi geleceğimiz?

AKIL TATİLDE Mİ?
24 Ekim 2013 12:02

ALİ
22 Ekim 2013 13:55
************
Ali efendi,döktürmüşsün.Türkiye tarihinin tanıdığı en fırıldaklar yandaşlar değil, öyle mi? Akıl tatile çıkınca,akıl dışılıklar alıcı buluyor,haliyle?

Amacımız Uzanlara sahip çıkmak değil.Yaşadığımız karanlığı,sermaye değişimini,geriye doğru toplumsal altüst oluşu görmeyenleri sarsmak biraz!.. Halkımızın elinde ne kaldı? Yahu Karadeniz'in suyu bile küresel soyguncuların eline geçmişken,sen kalk,bütün varlığı elinden alınan dünün tilkileriyle uğraş!..
Dedik ya,akıl tatile çıkmış,akıl dışı atışlar serbest.

Bahattin Tekgül
24 Ekim 2013 11:15

Yeterince bilimsel bir analiz.objektif bir değerlendirme sorumluluk anlayışı içinde bu kadar olabilirancak.
istanbulu kazanmak önemli fakat bundanda önemlisi ,çığ gibi büyümüş sorunlarına çözüm üretebilmektir.Buda ancak bilimle,blim adamlarının düşünce öneri ve projeleriyle olur.buna tabiki geniş halk kitlelerini tartışmalara katmakla mümkün.
Anlaşılan sarıgül cem uzan taktik ve yöntemlerine Chpnin gücünüde katarak hedefine ulaşmak istiyor.Obelki hedefine ulaşır ama İSTANBUL kaybeder.TÜRKİYE kaybeder

Tüm Yorumlar (41)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI