Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

16 Ekim 2013

Şaka gibi

O yıllarda dünyanın jandarmalığına tek başına soyunan ABD, bütün planlarını Rusya karşıtı örgütlenmelerle kurguluyordu. O nedenle Asya’da, Rusya’nın etrafında Müslüman ülkelerden oluşan bir yeşil çember yaratmıştı. O soğuk savaş sürecinde bir Rus gazeteci Amerikalı meslektaşına şöyle der:

“Arkadaşım, size bir sürpriz yapacağız. Nasıl mı? Sizinle dost olacağız!” Bugünlerde Rusya Dışişleri Bakanı Lawrov’un, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’i kahkahayla kucaklayan fotoğrafını görünce iki kat güldüm ve Erdoğan’la Davutoğlu’nun hal- pür melalini düşündüm. Nereden başlayıp nereye geldik.

Günümüzde o diyalogun bir Türk gazetecisiyle, Suriyeli meslektaşının arasında geçtiğini hayal ettim. Traji komik bir ilişki!

İki üç yıl önce bir amansız saldırı karşısında kalacakmışız gibi dünyayı ayağa kaldırdık. Amerika’dan Rusya’ya, AB’den- Nato’dan Suudi Arabistan’a kadar tüm dünyayı Suriye ile silahlı savaşa zorladık. Çalmadık kapı bırakmadık. Ardından Suriye’ye yönelik silahlı bir saldırının alt yapısını oluşturduk. Yurdun çeşitli yörelerinde füze rampaları kurduk- kurdurduk. Diğer taraftan, Suriye’deki muhalif güçlere silah yardımında, para yardımında bulunduk, lojistik destek sağladık. Kaçkınlarını ağırladık, iş verdik, hastalarını aldık, tedavi ettik.

Ne var ki o günlerde savaşın sancaktarlığına soyunan AKP, bugün Amerika- Rusya yakınlaşması karşısında dışarıda kaldı. Donkişotluk yaptığı, akıntıya kürek çektiği su yüzüne çıktı. Sonuçta BM’nin Suriye’de kimyasal silahların varlığını, denetimini, imhasın istemesinin Beşar Esat tarafından derhal kabulü Erdoğan- Davutoğlu ikilisini saf dışı bıraktı. Üstüne üslük ABD Dışişleri Bakanı’nının bu gelişmelerin süratle neticelenmesi dolayısıyla adeta bizimkilere nanik çıkarırcasına dönüp bir de Beşar Esat’a teşekkür etmez mi(!)

Peki! İki koca yıldan beri bütün coğrafyayı “Kalkın ey ehli âlem!” diyerek ille de savaş, ille de silahlı müdahale coşkusu içinde tam tam davulları çalanların durumu şimdi nasıl yorumlanır? Bu bir attan düşme değil midir? Giderek Türkiye Cumhuriyeti’nin günümüz iktidarınca yürütülen iflası, perişanlığı değil midir?

“Suriye’ye askeri müdahalenin imkânsızlığı konusunda Rusya ile anlaştık” diyen John Kerry’e başbakan Erdoğan’ın ayaküstü; “Bu söylenenlere inanmıyorum” demesi de diplomatik başarısızlığın bir uzantısıdır. Çünkü savaş heyecanı, bu iktidarı öylesine sarmıştı ki üzülenler, kahrolanlar bile oldu!

Günümüzde Suriye ile savaş konusu, dünyada da, Türkiye’de de hızını, heyecanını kaybetti. Ne var ki olanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin geleneksel dış politikasına oldu. “Yurtta sulh, dünyada sulh” ilkesine sırtını dönenler, onu hafife alanlar bir kez daha tuşa geldi- nakavt oldu. Güvenli ve güvenilir dış politikamız AKP iktidarında saygınlığını kaybetti. Bugün bu iktidar kaybetmiş ve bu sonuçsuz siyasetiyle mutsuz ve umutsuz bir yalnızlığın içine düşmüştür.

Artık o koşuşturmaların, afralı tafralı, böbürlü konuşmaların ne sesi kaldı, ne de sedası…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

ŞABAN
22 Ekim 2013 11:00

Sayın Beşir Doster yazısında, AKP'nin Suriye politikasının ABD tarafından dayatıldığı gerçeğini göremezden gelmiş. Dolayısıyla, ABD'nin BOP'un ayaklarından biri olan bu politikadan niçin vaz geçmek zorunda kaldığını da açıklamamış... Bence, sözde olmasa da pratikte BOP faslı kapanmak üzeredir. Gene bence bunun ABD bakımından başlıca nedeni, artık uluslarüstü sermayeninin jandarmalığını üstlenmekte ekonomik bakımdan zorlanmasıdır. Neden? Herhalde, uluslarüstü sermayeninin kâr-zarar hesapları yüzünden.

celal eren
20 Ekim 2013 12:17

bir akpartili olarak suriye politikamız genel konjoktürle tam uyuşmadığı için başarılı olamamıştır.bunu esad,aklamak anlamında söylemiyorum.abd,nin iran politikası suriye,de bizi yalnız bırakmıştır.tek başımıza güçlü dış politika oluşturma gücümüc şimdilik sınırlı kalmıştır.özeleştiri yapabilmeliyiz.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI