Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Mart 2017

 

GÜNCEL

26 Ekim 2013

Alevi fakültesine izin çıkmadı

Hacı Bektaş Veli Enstitüsü kurulmasına yönelik başvuru 4 yıldır sümen altı ediliyor.

reklam
MAHMUT LICALI / Cumhuriyet - Nevşehir Üniversitesi’nde Hacı Bektaş Veli Enstitüsü kurulmasına yönelik başvuru 4 yıldır sümen altı edilirken Alevi Bektaşi fakültesine de vize verilmedi.

YÖK’ün, ismi Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilen Nevşehir Üniversitesi’ne uluslararası üniversitelerde örnekleri olduğu gibi kurumun adını taşıyan kişi ve düşünceleriyle ilgili araştırmaların yapıldığı bir enstitü kurulmasına ilişkin başvuruyu 2009 yılından beri bekletttiği ortaya çıktı.

AKP hükümetinin demokratikleşme paketi kapsamında Hacı Bektaş Veli’nin isminin üniversiteye verilmesi yönündeki düzenleme önceki gün TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyonda söz konusu düzenleme ele alınırken, Hacı Bektaş Veli’nin yaşamı ve felsefesiyle de ilgili bilimsel araştırmaların yapılacağı bir enstitü kurulması da önerildi.

İsim değişikliğiyle birlikte enstitü kurulması önerisine AKP milletvekilleri de destek verdi. Nevşehir Üniversitesi bünyesinde Hacı Bektaş Veli’nin hayatı ve düşüncelerinin araştırılacağı bir enstitünün kurulmasına yönelik önerinin daha önce üniversite tarafından YÖK’e iletildiği belirlendi. Enstitü kurulmasına yönelik başvurunun 2009 yılında yapıldığı, YÖK’ün 4 yıldır başvuruyu beklettiği ortaya çıktı.

Enstitü başvurusunun YÖK’te 4 yıldır sümen altı edildiğinin belirlenmesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı değişikliğin yalnızca bir isim değişikliğiyle sınırlı kalmaması için başvurunun en kısa sürede sonuçlandırılmasını istedi.

‘Fakülteye de ret’

Enstitünün yanı sıra üniversite bünyesinde lisans düzeyinde Alevi Bektaşi fakültesi kurulması yönündeki öneri ise kabul görmedi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, mevcut yükseköğretim sisteminde ilahiyat fakülteleri bulunduğunu, Alevi Bektaşi fakültesinin iki başlılık yaratacağını belirtti. Demokratikleşme paketinde Alevilerle ilgili tek öneri olan Hacı Bektaş Veli’nin isminin üniversiteye verilmesiyle ilgili olan düzenlemenin komisyondan geçmesinin ardından TBMM Genel Kurulunun gündemine ne zaman geleceği konusunda iktidar kanadında ilginç açıklamalar yapıldı.

AKP’li komisyon başkanı Fikri Işık komisyonda kabul edilen yasa önerisinin tüm partilerin karar alması durumunda TBMM Genel Kurulu’na getirilebileceğini ifade etti.

‘Göz boyama’

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez de yaptığı değerlendirmede “Üniversite isminin değişmesiyle Türkiye’deki Alevilerin sorunlarının giderileceğini düşünmeleri yanılgı içinde olduklarını gösteriyor” dedi. Alevilerin Hacı Bektaş Veli’nin isminin bir üniversiteye verilmesi talebinde bulunmadığını kaydeden Geçmez, “Türkiye’de bir sürü siyasetçinin ismi üniversitelere verildi. Bunlar yalnızca göz boyamaya, insanları aldatmaya yönelik adımlar. Alevilerin ihtiyacı Hacı Bektaş’ın isminin bir üniversiteye verilmesi değil. Böyle bir ihtiyaç yok” dedi.









Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

ŞABAN
26 Ekim 2013 20:00

Önce şunu söyleyeyim: Bence, "üniversite bünyesinde lisans düzeyinde Alevi-Bektaşi Fakültesi" olmaz ve olmamalı. Ancak, AKP'li bakanın dediğinin tersine, İlahiyat fakülteleri bünyesinde Alevi-Bektaşi inanışını konu edinen bölümler kurulabilir ve belki vardır; ayrıca, üniversitelerin tarih bölümlerinde de böyle kürsüler açılabilir... Çalıkuşu Hanımın sözünü ettiği "Kürt Enstitüleri" konusuna gelince, örneğin "İstanbul Kürt Enstitüsü" adında bir enstitü varmış. Ötekileri bilmiyorum. Bir kere, "Kürt Enstitüsü" diye enstitü olamaz ve olmamalı. O zaman, "Türk Enstitüsü" de içinde olmak üzere, her etnisitenin bir enstitü açmasının da yolu açılmış olur. Bu tutumun bilimsellikle bir ilgisi olmadığı gibi, politik bakımdan da ayrıştırıcıdır. Ha, Kürt dilleri denilen (ben, "Kürtçe" diye başlı başına bir dil olmadığını savunuyorum) dilleri konu edinen enstitüler açılamaz mı? Açılabilir, tabii. Buna itirazım yok... Özünde, ben, ilahiyat fakültelerinin de kapıtılarak, üniversitelerin tarih bölümleri bünyesinde, dinleri, dinsel inanışları konu edinen ve yalnızca bilimsel araştırmalar yapan kürsüler açılmasından yanayım.

aaa
26 Ekim 2013 18:45

Olurmu hiç ya. Hala anlamadiniz mi mesela sadece alevi meselesi değil. Simdi akp Enstitüsü ümmet enstitüsü rte enstitüsü pkk enstitüsü menzil cemaati enstitüsü el nusra enstitüsü bop enstitüsükurmak için dilekçe verelim bak nasil kurulur.atatürkçü olmak türk olmak laikliği savunmak veya alevi olmak ulusalcı olmak veya demokrasiyi savunmak veya cumhuriyetçi olmak bölücülüğe karşı mücadele ülkede suçtur. hala anlamadiniz mi. Aman vazgeçin bakin sizi hasdala silivri yede tikabilir sonra amcaniz aman ha.

DİNLE
26 Ekim 2013 16:33

AKP ALEVİLERİ ÜLKEDEN DEFOLUN.

ersan
26 Ekim 2013 13:11

yetmez ama evet çi alevi kardeşler bu haberi iyi okusun . kürtleri el üstünde tutanların aleviye bir parmak bal verme gayretini anlasınlar.

Çalıkuşu
26 Ekim 2013 10:38

Paket paket demokrasinin ne olduğunu anlamayan varsa, bu haberi okusun.
Kürt Enstitülerine izin verenlerin, alevilik ile ilgili bir enstitüye izin vermemeleri üzerinde uzun uzun düşünsün.

Sonra belki, türbanla paketlenmiş demokrasinin, islam sarmalında bölünme olduğunu anlarlar.

Özellikle "dağ fare doğurdu" diyenlere önerilir, bu okuma.


GÜNCEL KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLERİMİZ