Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

28 Mart 2017

 

DÜNYA

26 Ekim 2013

ABD'de '18 ayda 3 seçim' paniği

ABD'li düşünce kuruluşu Türkiye'yle ilgili rapor hazırladı.

reklam
Fikret Akfırat / Aydınlık - ABD, derin devletinin beyin takımının hazırladığı rapor, hem AKP Hükümeti hem de Obama yönetimi için yeni yol haritası içeriyor.

ABD'li uzmanlar, önümüzdeki 18 ayda gerçekleşecek üç seçimin, PKK ile yürütülen görüşme sürecinin seyri ve durağanlaşan ekonominin, Türkiye ve AKP Hükümeti için belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.

Tayyip Erdoğan'ı başbakanlığa hazırlayan ABD'nin 1989-1991 yıllarındaki Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ile 2003-2005 yıllarındaki Büyükelçisi Eric Edelman'ın eşbaşkanlığında hazırlanan raporda Türkiye'nin önümüzdeki 18 ay içinde yapacağı üç seçimin belirleyici olduğuna dikkat çekiliyor.

Washington merkezli Bipartisan Policy Center (Partilerüstü Politika Merkezi), "Laftan gerçekliğe: ABD'nin Türkiye politikasını yeniden biçimlendirme" başlıklı raporu hazırlayan ekip şöyle:

Henri Barkey (Lehigh Üniversitesi), Svante Cornell (İpek Yolu Enstitüsü), Paula Dobriansky (Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı), John Hannah (Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı), Ed Hussain (Dış İlişkiler Konseyi), Gregory Johnson (Emekli Oramiral), David Krammer (Freedom House), Aaron Lobel (America Abroad Media) ve Michael Makovsky (JINSA).

Üç temel mesele

Raporda, Haziran halk hareketine dikkat çekiliyor. Türkiye'nin belirleyici bir dönemden geçtiğini kaydeden rapor yazarları, siyasi gerginliğin arttığı bir ortamda önümüzdeki üç seçimin yanısıra, PKK ile yürütülen açılım görüşmeleri ve duraganlaşan ekonomin Türkiye açısından tayin edici olduğunu vurguluyor.

Raporda uzun uzun AKP Hükümeti'nin mealen "işleri eline yüzüne bulaştırdığı" saptanıyor. ABD'nin bu soruna çözüm olarak "daha fazla iç politikaya müdahil olmayı" önerdiği raporda, Obama yönetiminin özellikle Suriye politikasında "Türkiye'yi yanlış yönlendirdiği", bu durumun Türkiye için felakete yol açtığı belirtiliyor.

Raporda şöyle deniyor:

"Yerel, başkanlık ve parlamento seçimleriyle, önümüzdeki 18 ay içinde üç seçimin yaklaşmasıyla, Suriye içsavaşıyla kötü etkilenen azınlıklar ve içeride tökezleyen ekonomi ile Türkiye yükselen bir siyasi karışılıkla karşı karşıya. Ancak, hükümetin tartışmalara cevabı ikna edici değil. AKP yetkilileri her fırsatta, işbirliği ve uzlaşma yerine otoriterliği ve sert tutumu seçti. Kısacası, tam ABD'nin güçlü ve işbirlikçi bir Türkiye'den faydalanabileceği sırada, Türkiye'nin o koltuğu doldurma yetisi azalmıştır."

Ortadoğu'nun yeniden inşası

Rapor Türkiye'nin ABD için önemine şu değerlendirmelerle işaret ediyor: "İşbirliği içinde ve güçlü bir Türkiye Ortadoğu'nun yeniden inşasına yardımda önemli ortak olabilir. ABD'nin bölgede dayanabileceği, Türkiye gibi yapıcı potansiyele sahip başka ülke yok. Ancak şu an için durum farklı. Bu Washington ve Ankara'nın ilişkilerinde karşılaştıkları ilk türbülans değil. Çalışma grubu, geçmişte olduğu gibi ilişkilerin yeniden güçlendirilebileceğine inanıyor. Washington'un Ankara'ya farklı bir yaklaşım göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Amerikan politikacıları bu değişikliklerin ve Türkiye'nin şu anda karşı karşıya bulunduğu güçlüklerle, bunların büyük ABD-Türkiye işbirliği üzerindeki etkisinin farkına varmalı. Bu endişeleri atlamak yerine, ABD politikası laf yapmaktan uzaklaşmalı, gerçekçi değerlendirmelere ve Türkiye ile ilişkilerin durumu hakkında diyaloga yönelmeli."

Havuç-sopa politikası

AKP Hükümeti'nin bu konudaki zaaflarına dikkat çekilirken, Abdullah Gül'ün farklı tutumlar aldığı da vurgulanıyor. Aynı zamanda ABD yönetimine "Türkiye'nin iç istikrarı"na odaklanma tavsiyesi yapılıyor. ABD yönetiminin bunun için muhalefet liderleri ve "sivil toplum"la ilişkilerini geliştirmesi, bir tür "havuç-sopa" politikası izlemesi öneriliyor.

Raporda şöyle deniyor:

"Türkiye'nin iç siyasi gelişmesinin izlediği yön sadece Türkler için değil, aynı zamanda ABD için de endişeleri artırıyor. Pratik olarak bu Washington'un Ankara ile basın özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve Türk hükümetinin giderek artan mezhepcilik gibi endişeler konusunda açık olması gerektiği anlamına geliyor. Amerikan yetkilileri aynı zamanda açık biçimde bu alanlardaki herhangi bir olumlu gelişmeyi cesaretlendirmeli, övmeli ve kabul de etmelidir."

Ağırlık verilecek konular

Raporun öneriler bölümünde ayrıca Kürt meselesinde ABD yönetiminin AKP Hükümeti'ne "yardım" etmesi gerektiği vurgulanıyor. Buna ek olarak, İran, Kıbrıs Irak politikalarında yakın çalışma gereğine dikkat çekiliyor. Tük-İsrail ilişkilerinin normale dönmesi de yapılması gerekenler arasında sayılıyor.