Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

26 Mart 2017

 

SİYASET

26 Ekim 2013

MHP 'Kurtuluş' için Samsun'da

'Milli Değerleri Koru ve Yaşat' mitingleri 'Kurtuluş' temasıyla sürüyor.

reklam
SAMSUN/DHA/ANKA- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Samsun'da bugün partisinin düzenlediği miting öncesinde Atatürk'ün Samsun'a çıktığı ve bire bir ölçülerde yapılarak müzeye dönüştürülen Bandırma Vapuru'nu ziyaret etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha sonra Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 50 bin kişiye hitap etti.

Bugün Ankara'dan karayolu ile Samsun'a gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 'Milli Değerleri Koru ve Yaşat' mitingleri kapsamındaki 'Kurtuluş' temalı mitingi öncesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 18 silah arkadaşıyla birlikte 19 Mayıs 1919'da İstanbul'dan Samsun'a geldiği ve kurtuluş mücadelesinin en büyük tanığı olan Bandırma Varupu'nun bire bir kopyası olarak 2003 yılında yapılan ve 'Müze gemi' olarak hizmet veren Bandırma Vapuru'nu ziyaret etti. 35 bin metrekarelik Milli Mücadele Açık Hava Müzesi'nin içinde yer alan Bandırma Müze Gemisi'nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kişisel eşyasının da yer aldığı 189 eserin sergilendiği vapuru gezen MHP lideri Devlet Bahçeli ve kurmayları, Atatürk ve silah arkadaşlarının balmumu heykellerini de inceledi.

Atatürk'e ait 60 fotoğraf, 1870'li yıllarda yapılmış duvar saati, telefon, cetvel, pergel, yangın tüpü, masa ve sandalyelerin teşhir edildiği müzede, Atatürk'ün beylik tabancası, kendi el yazısının yer aldığı metinler ve kıyafetlerinin de bulunduğu alanı gezen Devlet Bahçeli, Bandırma Müze Gemisi'nde bulunan anı defterine, şöyle dedi:

"16 Mayıs 1919 tarihinde, 23 milliyetçi kahramanla İstanrbul'dan hareket eden bu Vapur, Kurtuluşumuzun inancını, bağımsızlığımızın heyecanını Samsun'a taşımış, Anadolu'ya ulaştırmıştır. Bandırma Vapuru 41 yaşında çıktığı kutlu yolculuğuyla Türk milletinin ümidi olmuş, İstiklal özlemlerini yüzdürmüştür. Bu vesiyleyle tarihe mal olan bu kurtuluş Vapuruyla Samsun'a çıkan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadelenin tüm iftihr ve zirve isimlerini rahmet, minnet, ve şükranla yad ediyorum."

MİTİNGTE 50 BİN KİŞİYE HİTAP ETTİ


Ziyaretin ardından mitingin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı'na gelen MHP lideri Devlet Bahçeli alanı dolduran yaklaşık 50 bin kişiye hitap etti. Kalabalığın, 'Öl de ölelim, vur de vuralım', 'Devletin başına devlet gelecek' sloganları arasında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

"Büyük Türk milleti, azizi vatandaşlarım, muhterem Samsunlu kardeşlerim, değerli dava arkadaşlarım, şundan emin olunki cesaretinizle göz kamaştırıyorsunuz, heyecanınızla umut saçıyorsunuz, varlığınızla da destan yazıyorsunuz, iradenizle tarihe yön veriyorsunuz. Bugün Samsun Cumhuriyet Medydanı'nı tıka basa doldurararak geleceğine sahip çıkıyor, bağımsızlığa ve beraberliğe duyduğunuz tartışmasız bağlılığı ispatlıyorsunuz. Dağ başını duman alsa da korkusuzca yürüyorsunuz. 94 yıl önce Samsun ufuklarında doğan güneşi soldurmamak için buradasınız. 94 yıl önceki ilk adımın varisleri, takipçileri olarak bu meydandasınız."

-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz. Cumhura ve Cumhuriyet'e hizmet ederek cumhuriyetçi olunur" sözlerini, “Cumhuriyet’in tescilli, markalı ve sicilli hasmı; şimdi kalkmış bu alanda nutuk atmaktadır. 11 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni perişan etmek, kevgire çevirmek, kuruluş ruhunu tırpanlamak isteyen birisi ne çabuk yaptıklarını unutmuş ve bir de zeytinyağı gibi üste çıkmaya başlamıştır? Sayın Başbakan sen kim, Cumhuriyet’i diline dolamak kimdir? Sen kim, demokrasiden bahsetmek kimdir?” sözleriyle değerlendirdi.

-MHP lideri Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın bölücüleri memnun ve mutlu etmek için de her şeyi göze aldığını savunarak, “MİT’i Oslo’dan İmralı’ya kadar teröristlerin hizmetine sokan ve masasına oturtan Başbakan’dan başkası değildir. Zannederseniz ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni Kandil’de eğitilmiş, terörün ideolojik eğitiminden geçmiş bir militan yönetmektedir. Başbakan ve hükümeti öylesine zıvanadan çıkmıştır ki, PKK’ya demokratikleşme paketleri yağmur gibi yağmaktadır” şeklinde konuştu.

“İKİNCİ SAMSUN DESTANI KALEME ALINMIŞ DEMEKTİR”

Türk milletinin, tarihin her devrinde, imkansızlıkları başardığını, zorlukları yendiğini ve tuzakları boşa çıkardığını vurgulayan Bahçeli, “Büyük milletimiz, 1914’den 1918’e kadar süren ağır ve yorucu bir savaştan mağlup ve bitkin çıksa da, bütün zinde ve düzenli kuvvetleri elinden alınsa da, ordusu dağıtılsa da teslim olmamış, dayatmalara boyun eğmemiştir. Zira Türk milleti hiçbir zaman boyunduruk altında kalmamış, hiçbir zaman paryalığı, manda ve himayeyi kabullenmemiştir. Bağımsız yaşamak, kendi kaderimize bizzat hükmetmek vazgeçilmez özelliğimiz olmuştur” dedi. Türkiye’nin şehitlerin yadigârı olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “Milli ilkelerden, milli kimlikten ve Türk milletinin payidarlığından Başbakan ve canibaşı istedi ve önerdi diye, ödün verelim mi? Türklüğe savaş açan bugünkü kanı ve zihni bozuklara göz yumalım mı? Demokrasi ve özgürlük sözlerine kanarak bunlara sessiz kalalım mı?” diye sordu. Kendisini dinleyen vatandaşlardan “hayır” cevabını alan Bahçeli şöyle devam etti:

“Madem hayırsa, yeni bir kurtuluş için fikir ve hedef birliği sağlanmış, söz birliği temin edilmiş, ikinci Samsun destanı kaleme alınmış demektir. Bundan böyle vakit kaybetmeye, zaman israfına, boşa kürek çekmeye asla yer ve ihtiyaç yoktur. Samsun 94 yıl önce, kurtuluş sirenini nasıl çalmışsa, milliyetçi iradenin kaynağı olarak nasıl varlık göstermişse, bugün de aynısını daha bir heves ve hırsla yapacaktır.”
Türk milletini, Türk vatanını ve Türklüğü kapsam ve hedefine alan oyunların hiç kesilmediğini ve hiç durulmadığını belirten Bahçeli, Şark Meselesi’nin ayrıntılarında, 25 maddeden oluşan Mondros Mütarekesinde, Sevr Anlaşması’nda bu düşmanlığın görüldüğünü söyledi. Hedefin Türkleri vatansız bırakmak olduğunu belirten Bahçeli, “Gaye kuşkusuz Türk milletini alt kimlikler mahzeninde eriterek, Anadolu’yu Bizans devrine götürmek ve Türklüğü bu topraklardan silip atmaktır. Siyasi Kürtçülük bunun için bir asrı aşan süredir beslenmekte ve kışkırtılmaktadır” şeklinde konuştu.

“BAŞBAKAN ERDOĞAN, TIPKI DAMAT FERİT GİBİ KÜRDİSTAN’A RIZA GÖSTERMİŞ”

“Türk milletinin belki de en büyük talihsizliği vahşi emperyalizmle mahremine kadar sızmış, manevi değerleri istismarda iyi eğitimli yabancı ajanlarla boy ölçüşecek kadar becerikli şahsiyetlerin siyasi sorumluluk üstlenmesidir” diyen Bahçeli, “İşte Recep Tayyip Erdoğan bunlardan birisidir ve miadı dolmamış hasım güçlerin şimdilik son kumpasıdır” iddiasında bulundu. Maalesef 94 yıl önce, hatta daha öncesinde yaşananların daha ağırı bugün sürekli ivme kazanmaktadır.
1919 yılının şartlarıyla günümüzü kıyaslayan Bahçeli, oyunun ve tarafların aynı olduğunu belirtti. Yarım kalan işgal ve ihanet planlarının Başbakan Erdoğan tarafından benimsendiğini savunan Bahçeli, “Başbakan Erdoğan, tıpkı Damat Ferit gibi, Kürdistan’a rıza göstermiş, kapalı kapılar arkasında destek sözü vermiş, bu konuda iktidarda kalabilmek adına her şeye seve seve katlanacağını ima etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ KANDİL’DE EĞİTİLMİŞ, TERÖRÜN İDEOLOJİK EĞİTİMİNDEN GEÇMİŞ BİR MİLİTAN YÖNETMEKTEDİR”

Çözüm sürecinin bittiği yönündeki açıklamaları da değerlendiren Bahçeli, PKK’nın “süreç bitti” yaygarası kopardığını, Başbakan Erdoğan’ın ise hala devam ettiği yönünde açıklamalarının olduğunu kaydetti. PKK terör örgütünün “vururuz, iç savaş çıkartırız, saldırırız, bedel ödetiriz” dedikçe, Başbakan Erdoğan’ın bahar havasından, barış ikliminden bahsettiğini aktardı. Konuşmasında çözüm süreciyle ilgili değerlendirmelerini sertleştirerek devam ettiren Bahçeli, “Ya bu Başbakan tam bir yalancı ve şuursuzdur; ya da PKK terör örgütü bulanık suda balık avlama derdindedir. Ancak gelişmeler katillerin boş durmadığına, silahtan vazgeçmek gibi bir niyetlerinin olmadığına, sınır ötesine de çıkmadığına ayan beyan işaret etmektedir. Başbakan Erdoğan hedef şaşırtmaktadır. Gerçekleri gizlemekte, tehdidin boyutunu saklamak için çırpınmaktadır. Fakat çırpındıkça batmakta, battıkça PKK’nın taleplerini demokratikleşme rumuzuyla hayata geçirmektedir” dedi.
Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı demokratikleşme paketiyle getirilen düzenlemeleri de eleştiren Bahçeli şöyle konuştu:
“Başbakan Erdoğan bölücüleri memnun ve mutlu etmek için de her şeyi göze almıştır. Türklüğü savaş açması bundadır. Türküm, doğruyum demekten gocunması ve Andımızı kaldırması bu yüzdendir. Milliyetçiliği ayaklar altına alma izansızlığını göstermesine neden de budur. Başbakan ve hükümeti PKK’ya geniş imtiyazlar tanımaktadır. Hain terör örgütü silahla alamadığını pazarlıkla elde etmektedir. Başbakan Erdoğan dağa göz kırpmakta, mesaj alıp vermektedir. BDP heyetlerini peş peşe İmralı’ya Başbakan sevk etmekte, daha doğrusu buna mecburiyet duymaktadır. MİT’i Oslo’dan İmralı’ya kadar teröristlerin hizmetine sokan ve masasına oturtan Başbakan’dan başkası değildir. Zannederseniz ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni Kandil’de eğitilmiş, terörün ideolojik eğitiminden geçmiş bir militan yönetmektedir. Başbakan ve hükümeti öylesine zıvanadan çıkmıştır ki, PKK’ya demokratikleşme paketleri yağmur gibi yağmaktadır.”

“GEL SENDE, TÜRK MİLLETİ OLARAK SANA DA KUCAK AÇALIM”

Demokratikleşme paketiyle getirilen düzenlemeler kapsamında il ve ilçelerin isimlerinin değiştirileceğini anımsatan Bahçeli, “Sayın Başbakan Siirt’in Aydınlar ilçesinin ismini Tillo, Tunceli’nin ismini Dersim olarak değiştirmeye ramak kalmışken, Samsun’un ismini de Amisos yapacak mısın?” şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın milleti 36 parçadan ibaret gördüğünü anlatan Bahçeli, Erdoğan’ın dün bu konuyla ilgili olarak, “Aklımıza geldiği kadarıyla 36, şu anda bize verilen bilgileri söylüyorum, etnik grup var” dediğini anımsattı. Başbakan Erdoğan’a, “Bu 36 etnik grup ve hatta daha fazlası varsa, sana diyorum ki, bunları biliyor da açıklamıyorsan namert kere namertsin” diye seslenen Bahçeli, bu 36 etnik grubun ne olduğunu sordu. Erdoğan’ın 36 etnik unsurun içinde olup olmadığını soran Bahçeli, “Sana bu 36 etnik kimliği kim öğretti? Akıl hocaların, akıl danelerin Vashington’da mıdır, Brüksel’de midir, Erbil’de midir, yoksa PKK referansıyla yanında çalıştırdıkların mıdır? Türk milletini 36’ya ayırmaktan özel bir zevk mi alıyorsun? Bu kapsamda, tek millet olmaktan nasıl ve hangi zeka seviyesiyle bahsediyorsun? Sayın Erdoğan sana Samsun’dan sesleniyorum; Gel bu 36’yı açıkla, gel bu kez namertlikten kurtul, daha fazla da uzatma, sündürme ve tahribat verme. Bu büyük Türk milleti herkese kucak açıyor. Gel sende, Türk milleti olarak sana da kucak açalım” dedi.

“GİYDİĞİ PAPAZ CÜBBELERİ AKLINI KARIŞTIRMIŞTIR”

Osmanlıyı yıkan küresel aktörlerin, 94 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine yeni bir “teslimiyet hükümeti” bulduğunu söyleyen Bahçeli, Başbakan Erdoğan ve hükümetin anayasa yoluyla “son vuruşu” yapmak istediğini, Türk milletinin dokunulmaz ve devredilmez haklarını lime lime doğranmak üzere olduğunu savundu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin rejim değişikliğinin kıyısında olduğunu söyleyen Bahçeli, “Başbakan barut fıçısının yanında çakmakla dolaşmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Erdoğan’ın "Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz. Cumhura ve Cumhuriyet'e hizmet ederek cumhuriyetçi olunur" sözlerini “ucube” olarak nitelendiren Bahçeli sözlerini şöyle devam ettirdi:
“Cumhuriyet’in tescilli, markalı ve sicilli hasmı; şimdi kalkmış bu alanda nutuk atmaktadır. 11 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni perişan etmek, kevgire çevirmek, kuruluş ruhunu tırpanlamak isteyen birisi ne çabuk yaptıklarını unutmuş ve bir de zeytinyağı gibi üste çıkmaya başlamıştır? Sayın Başbakan sen kim, Cumhuriyet’i diline dolamak kimdir? Sen kim, demokrasiden bahsetmek kimdir? Gezi Parkı’ndaki gençlerin kurduğu çadırlara şafak vakti saldıran sen mi demokratsın? Söz de yol yapmak maksadıyla, ODTÜ’ye bayram gecesi iş makineleriyle baskın yapan sen ve zihniyetin mi Cumhurun fikrine saygı duymaktan ve cumhura hizmetten bahsediyorsun?
Lütfen dikkat ediniz, Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, yol için cami yıkacaklarını söylemiştir. Sayın Erdoğan, bir yanda yol için cami yıkmayı göze alıyorsun, diğer yanda BOP yoklamasında yok yazılmamak için kilise açıyorsun. Bir yanda yol için cami yıkmayı kafaya takıyorsun, diğer yanda Akdamar Adasında, milletimizin vergileriyle kilise onarıyor ve tantanayla kurdelesini kesiyorsun. Bir yanda cami yaparak göz boyuyorsun, diğer yanda kiliselere, azınlık vakıflarına milletin toprağını kimseye sormadan, danışmadan keyfince bağışlıyorsun. Sayın Başbakan şunu unutma ki, yol uğruna cami yıkıyorsan, yoldaşın canibaşı için Cumhuriyet’i havaya uçurmaktan da asla çekinmezsin. Bu nasıl bir iştir, bu ne büyük bir günahtır? Başbakan’ın bu sözünü başka birisi kullanmış olsaydı, emin olunuz ki, ne kâfirliği, ne İslam düşmanlığı, ne de münafıklığı kalırdı? Başbakan Erdoğan caminin aynı zamanda medeniyet olduğunu bilmeyecek kadar gözü ve bahtı bağlanmıştır. Giydiği papaz cübbeleri aklını karıştırmıştır. İslam’la kandırması ayağına dolaşmıştır. Başbakan Erdoğan BOP’a kendi öyle vermiş, kendisini öyle adamıştır ki, asıl yüzü belirmeye, asıl niyeti ortaya çıkmaya başlamıştır.”

“PKK’YA ŞEREFİNİ KAPTIRAN, BOP’A RUHUNU İPOTEK ETTİREN…”

“Başbakan ve hükümetinin son kullanım tarihi dolmuş mudur?” diye soran Bahçeli, bu iktidarın ilk olarak 30 Mart 2014 tarihindeki Mahalli İdareler Seçimlerinde uyarılması gerektiğini, ardından da Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olma hayallerinin suya düşmesi gerektiğini aktardı. Milletvekili seçimleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Beraber yürüdük bu yollarda diyerek cami yıkmaya bile niyetlenen, PKK’ya şerefini kaptıran, BOP’a ruhunu ipotek ettiren cahiliye devri artıklarından kurtulmak başlıca amaç olmalıdır. Bu kutlu mücadeleye her şeyinizle girmeye kararlı mısınız? Başbakan ve hükümetinden kurtularak, Türkiye’yi ve Türk milletini kurtarmaya, Samsun’dan kurtuluş meşalesini tutuşturmaya söz veriyor musunuz?” dedi.